Haberler

Ukrayna kamuoyunun Erdoğan’ın ziyaretini değerlendirmesi

Ukrayna’daki Türk toplumunun malumu olduğu üzere 24-25 Ocak günlerinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Erdoğan’ın Kiev ziyareti gerçekleşti. Başbakanın oldukça yoğun sayılabilecek bir programında dört bakanının bulunmasından başka TOBB’un kalabalık bir kafileyle eşlik etmesi ziyareti renkli ve dolu dolu kıldı.

Ancak ziyaret tek taraflı bir olgu değil. Ziyaret edilen, müzakere masasının karşısında oturan taraf Ukrayna olduğuna göre, olayın notu verilirken elbette Ukrayna insanının tepkilerini bilmek en az Türkiye tarafınınki kadar önemlidir.

Ziyaretin hemen öncesi, ziyaret günleri ve hemen sonrasında Ukrayna kamuoyunun tepkisini medya yoluyla ölçmeye çalıştım. Algıladıklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle ziyarete Ukrayna ulusal televizyon kanalları tarafından çok cimri bir ilgi sarf edilmesinin dikkatimi çokça çektiğini söylemek isterim. Konuyla ilgili kısa bir haberi yalnız bir kanalda, UT 1’den yayın yapan bir kanalda gördüm.

Ancak internet medyası bu konuda oldukça cömertti.

En detaylı haberi yapan Korespondent (pek çok site haberlerinde bu gazeteye atıf yapmış) ziyareti şu noktalarda görmüş:

Ziyaret öncesinde protokol krizi ve ziyaret niteliğinin ancak 24 Ocak yani başbakanın geldiği gün netleşmesi.

Haberlere göre Ukrayna’yı resmen ziyaret eden yabancı devlet adamlarının protokol gereği saygı duruşu yapmaları gereken Holodomor Anıtına Sayın Erdoğan’ın kesinlikle gitmek istememesi krize neden olmuş. Olayın nasıl olup nasıl çözüldüğü artık geçmişte kalmış ancak bu konuda çok önemli gördüğüm Türkiye’nin Ukrayna politikasındaki bir boşluğa dikkat çekmek istiyorum:

Başbakanın tavrına neden olan elbette 1915 Olayları etrafındaki sıkıntılarımız. Bir taraftan dünyaya “Böyle bir soykırım yok. İddiaları tanımayın!” diyoruz ki, tamamen haklıyız. Bu hiçbir zaman hakkaniyeti elden bırakmayan Türk Milletine komplo gereği bir iftiradır. Böyle olunca öteki taraftan Ukrayna halkının gadre uğradığı Holodomor’u tanıyan bir jest yapamayız. Bu bir çelişki olmaz mı?

İşte bu çelişki korkusu bir yanıltıcı reflekstir, evet, tam bir refleks.

Çünkü biz 1915 Olaylarını bize yıktıkları için değil, iftira olduğu için reddediyoruz. Aklanmak için tarihçileri arşivlere çağırmıyor muyuz?

Holodomor olmuşsa, elbette bunu yine bizim 1915 Olayları gibi onu da tarihçiler kanıtlar, haksız yere canını yitirmiş milyonlarca insanın hatırasını yok saymak hakkaniyet abidesi Türk Milletine yine yakışmaz. Ancak şurası bir gerçek ki, böyle doğru bir politik pozisyon için hem olayları iyi bilmemiz, hem de ülkemizin uluslararası platformda güçlü olması vazgeçilmezdir.

Aksi takdirde Türkiye çelişkiden korkarken mazlumların yanında yer almayarak kendi hasletini terk eder, sadece Ukrayna ile değil, Ukrayna diasporasının güçlü olduğu Kanada, ABD, Brezilya, Avustralya, Arjantin, Portekiz gibi ülkelerde kendisine beklemedik sorunlar bulur.

Diğer taraftan Holodomor konusundaki Ukrayna kamuoyunun ve politikacılarının farklı tavırları önemli. Ancak bu onların sorunu. “Soykırım” statüsünün de aslında sadece “malum bir millet” için tasarlandığını iddiasını ise bir başka yazımıza bırakalım.

Vizelerin kaldırılması teklifi de medyanın aklında kalan bir husustu.

Medya vizelerin karşılıklı olarak konusunu ya AB ile ilişkiler ya da suçluların ve illegal olarak sınırı geçenlerin geri iadesi bağlamında ele almış. Ancak bir sitede yer alan, “vizesiz geçişler Rusya ısrarı ile reddedildi” haberi dikkate değerdi.

Vizesiz geçişlerde bir kısım okuyucular Türkiye’ye girerken 30 doları ödememe konusunda yoğunlaşırken diğer bir kısmı Türkiye bir “doğu memleketi” efsanesini baz alarak, daha fazla Türk’ün “Avrupa memleketine” gelmemesi için vizeye devam tarafına meyletmişler.

Ekonomik ilişkiler ve işbirliği konusunda daha çok genel değerlendirmeler göze çarptı.

Bunların başında Euro-2012 hazırlıkları çerçevesinde yapılacak işbirliği, Türkiye’deki altyapı ve enerji hatları konusunda Yanukoviç’in Ukrayna şirketleri için istediği ayrıcalıklar, Türklerin Ukrayna’daki yatırımları sayılabilir.

Fahri doktora

Medyanın dikkatini çektiği diğer ziyaret detayları Türkiye’nin Ukrayna ile imzalamaya hazırlandığı Stratejik İşbirliği Anlaşmaları ve Taras Şevçenko Üniversitenin Sayın Erdoğan’a layık gördüğü Fahri Doktor unvanıydı.

Cem O. Boyman

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu