Haberler

Dünya, binlerce kişiyi Libya’dan tahliye eden Türkiye’ye minnettar

Libya’da ölü sayısının artığı ve şiddetin giderek tırmandığı bugünlerde ülkelerde vatandaşlarını tahliye etme telaşına düştü.

Bu tür durumlarda her masum can önem taşıyor. Çünkü tehdit altındaki meçhul kişi biz ya da bizlerin bir yakını olabilirdi.

Trabzon nüfusuna kayıtlı işçi Yunus Emre Çelik’in ölüm haberini canlı yayından aldığımızda bütün Türkiye üzüldü.

Ateş düştüğü yeri yakar derler ama bu ateş bütün, Türk milletinin yüreğine düşmüştü.

Türk dışişlerinin son derece hızlı bir şekilde tahliye konusunda organize olması sonucunda komşu ve bize nazı geçen 21 ülke Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nda tahliye konusunda yardım istedi.

Bu ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri de vardı, bizim bulunduğumuz Ukrayna da.

Fakat ben takip ettiğim haberlerde, Türk gemilerinde Ukrayna vatandaşlarının kurtarıldığına dair hiç bir ize rastlamadım.

Ben bu yazıyı kaleme aldığım sırada bizim gemilerle tahliye edilen 3 bin 28 kişi içinden sadece 59 kişinin yabancı olduğu haberi elime ulaştı. 59 kişinin açılımı ise şu şekilde: 33 Suriyeli, 6 Alman, 3 Faslı, 2 Kanadalı, 3 İngiliz, 1 Ürdünlü, 1 Libya, 1 Yunan, 1 Çek, 4 Rus, 1 Arnavut ve 1 Birleşik Arap Emirlikleri. Bu yabancılarından sadece 20 kişi Müslüman değil.

Wikileaks sitesinin, Amerikan Dışişleri Bakanlığının gizli yazışmalarıyla ilgili yayımladığı belgelerde, Libya lideri Muammer Kaddafi’nin “sarışın ve güzel” Ukraynalı hemşiresi olmadan seyahat etmeyi sevmediğini bir sürü kişi okudu veya duydu. Ukrayna’nın bu ülkede çoğunluğu sağlık sektöründe çalışan yaklaşık üç bin vatandaşı bulunuyor. Acaba, Türk tahliye gemisinde Libya’da ekmek parası için bulunan bir Ukraynalı hemşire Natalya’ya namı diğer Nataşa’nın taşınmasının basında hükümeti vurmak için kullanılmasından mı endişe edildi. Sormadan edemiyorum. Türkiye imkânları sadece kendi ülkemizin vatandaşlarını tahliyeye mi yetiyor?

Anlaşılan yabancıların tahliyesi konusunda hükümetimiz, amiyane tabiri ile “bize mi düştü elin gevurunu kurtarmak” eleştirisinden çekiniyor olmalı.

Biz coğrafya olarak her yere yakınız. Tahliye konusunda sıkıntı yaşayan büyük-küçük bütün devletlere bu konuda yardımcı olarak dünya çapında Türk yardım severliğini göstermek için büyük şansa sahip olabiliriz.

Düşünün, Ukrayna basınında yer alan; “Türkiye’den yardım istedik” ama edilmedi haberleri yerine “Türk gemileri 10 Ukraynalı tahliye etti” haberleri olsa fena mı olurdu?

Bu şansı belki, Ukrayna adına kaybettik ama birçok ülke için hala kullanabiliriz.

Dünyadaki stratejik konumuz büyük bir nimet fakat bu nimetin de her nimetin olduğu gibi sadakasını vermek lazım.

Heyhat bu mümkün değil hele hele seçimlerin yaklaştığı bir Türkiye’de, hükümetin gevura el uzatması muhalifler önünde resmen intihar olur.

Peki, başka bir ülke bunu yaparsa?

Bugün Ukrayna’nın Trablusgarp’tan kalkan İl-76 MD model askeri nakliye uçağı başkent Kiev’in yakınlarındaki Borispol havalimanına indi.

Tahliye edilen 163 yolcudan 125’inin Ukrayna vatandaşı kalan 38 kişi ise yabancı uyruklu idi.

Yani Ukrayna bin bir güçlükle bir tahliye uçağı kaldırdı ama büyük bir insanlık örneği sergileyerek uçağına; 2 Slovakya,  11 Polonya,  1 Romanya, 4 Kazakistan, 10 Azerbaycan, 1 Macaristan, 5 Rusya ve 4 Çek Cumhuriyeti vatandaşını da alarak ateşin içinden başarı ile çıkardı.

Ukrayna’da kimse çıkıp da “3 bin vatandaşımız ölüm riski taşırken siz neden uçaktaki 38 koltuğu yabancılara verdiniz” demedi.

Üstelik bunların içerisinde Azeri Türkleri de var.

Biz bunu sırf iç siyasete malzeme olur diye muhalefet korkusuyla yapamayız.

Çünkü!

Çünkü bir cevap mıdır değil ama bazen çok şey ifade eder.

Dedim ya hükümetin yürüttüğü bir tahliye operasyonunda sen bir ecnebiyi kurtardığın vakit, çölün ortasında öldürülen Türk vatandaşının sorumlusu hükümet olur. Sanki o yabancı gemiye almasaydı bir Türk daha kurtulurdu gibi verir basın.

Ama Kaddafi yanında ya da herhangi bir hastanede çalışan Ukraynalı hemşire öldürülürse sorun olmaz.

Nasıl olduysa toplumumuzun bir kesiminde, ‘tohumuna para mı verdik yabancı değil mi ölsün gitsin’ gibi absürt anlayış hasıl olmuş.

Peki, elin Rus’u ne yaptı? Yaklaşık bin kişilik bir feribotu Libya’ya gönderdi. Ne ilginç ki gemisindeki 700 kişilik yeri de Sırp ve Türk işçilere ayırdı.

Bir kaç gün önce Türkiye’den yardım isteyen, Ukrayna Dışişleri Bakanı Konstantin Grişenko ise gece yarısı yaptığı açıklamada kendi vatandaşlarının feribotla tahliye edildiği sırada Türkleri de diğer ülkelerin vatandaşlarını kurtarma gemisine alacaklarını söyledi.

Maalesef, insani değerler konusunda önce, Fatih Sultan Mehmed Han zamanındaki seviyeyi sonra da daha ileriye gitmemiz lazım.

Yani bir kurtarma gemisine hangi milletten olursa olsun bir insan alındığında hükümet yetkilileri basın bunu aleyhimizde kullanılır diye düşünmemeli. Büyük Britanya henüz bir tek vatandaşını bile tahliye edemezken bizim 3 İngiliz’in canını kurtarmamız takdire şayan bunu daha ileriye götürmemiz lazım. Bugün İngiliz basını bizi yere göğe sığdıramadı ‘Türkler’ diyor da başka bir şey demiyor. Gerçekten dünyanın Türk’ün zeka ve organize yapısına ihtiyacı var.

Biz de toplum olarak hadiseye elin gevuru muamelesi değil de bir insan daha kurtuldu şeklinde bakabilirsek insanlık adına büyük bir mesele hallolur.

Halkımızın bütün kesimlerinin global insani değerlere bir gün ulaşacağımıza inanıyorum. Biliyorum ki insani duygular ve değerler damarlarımızdaki kadim kanda mevcut.

Öte yandan artık yenidünya düzeni de bunu gerektiriyor.

Şimdilerde dünya, yenilenme adına bir yapılanma sürecine girdi.

Mevsimi gelince bu yapılanma mutlaka gerçekleşecek. Kinle, nefretle yoğrulmuş bir dünyanın eskisinden farkı olmayacağı için yaratan adına yaratılana hizmet etmek lazım.

Atılan çamurların kalan izinden görebilir misiniz bilemem ama biz bir zamanlar Osmanlı döneminde medeniyetimiz göz kamaştırıcı şekilde parlaktı. Her ne kadar bugün hala o döneme kara çalınmaya devam edilse de biz millet olarak topyekûn insanlığa, insanlığım altın çağını yaşatabiliriz.

Moskof ne anlar insanlıktan diyenleri duyuyorum. Ne de olsa onlar can değil patlıcan.

Benim bir saattir lafügüzafla anlatmaya çalıştığımı, Kuran tek bir ayetle ne güzel anlatıyor:

“Bir topluluğa, bir millete olan kininiz, sizi adalet yapmaktan alıkoymasın” (Maide, 5.8)

Tek bu ayeti yazsaydım arif olan anlardı zaten…

 

YUNUS ERDOĞDU | KİEV – yunuserdogdu@hotmail.com

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu