Yunus Erdoğdu

İsviçre’de “Partage” kültürü: gıda israfını azaltma ve dayanışma hareketi

"Hayatımızda yemediğimiz sebze ve meyveleri tatma imkanı bulduk."

İsviçre, refah seviyesinin yüksek bir ülke olmasına rağmen, toplumsal gruplar ve dayanışmacılara büyük önem veriyor. Bu şekliyle, İsviçre‘de giderek yayılan “Partage” kültürü, hem gıda israfını azaltmayı hem de ihtiyaç sahiplerine destek olmayı amaçlayan bir hareket olarak öne çıkıyor. “Partage”, Fransızca‘da “paylaşmak” anlamına geliyor.

Bu uygulamayla pazarlar, marketlerde ve çeşitli gıda ve ihtiyaç malzemeleri artık satışa uygun değiller ancak hala mevcut durumları itibariyle tüketmeye ve kullanmaya uygun ise Partage adı verine sosyal dayanışma ağları üzerinden ihtiyaç sahiplerine dağıtmak üzerinde kurulmuş bir sistemdir.

Bu sistemlerin gönüllüleri, son kullanma tarihinde yaklaşan ya da estetik olarak satılamaya müsait olmayan ürünler topluyor. Örneğin yıkanmış ve paketlenmiş ıspanak ama paket içinde bir kaç yaprağı sararmış yada ezilmiş, kuru incir ama son kullanma tarihi gelmiş ancak içindeki ürün hala tüketilmeye müsait, zeytinyağı ama ürün tortulaşmış, sirke ama içinde maya oluşmuş gibi. İsviçre’deki çeşitli STK’lar, sosyal yardım kuruluşları ve gönüllü organizasyonlar aracılığıyla bu ürünler, mülteciler, düşük gelirli aileler ve evler gibi toplumun bölümleri kesimlerine ulaştırılıyor. Cenevre, Neuchâtel, La Chaux-de-Fonds, Le Locle gibi sayısı şehirde faaliyet gösteren “Partage” vakıfları bunu, Migros, Denner, Coop, gibi market zincirlerinden toplayarak ihtiyaç sahiplerine belirli bir disiplin içerinde ulaştırıyor.

Sebze bahçeleri ve tarlalarda kalan fazla mallar ve mahsulleri de toplayan vakıflar, bunları ihtiyaç sahibi işsiz ve mültecilere ulaştırılıyor.

Partage vakıflarına gönüllüler tarafından yapılan nakdi paylaşımlarla ise konserve, şeker, un, yağ gibi dayanıklı tüketim ürünleri satın alınarak dağıtılıyor.

Partage vakfından yardım alan mülteciler: “Çalışsak işimiz ve imkanımız dahi olsa satın alıp yiyemeyeceğiz tadına bakamayacağız daha önceden bilmediğimiz hayatımızda yemediğimiz egzotik sebze, meyve ve balıkları yemek ve tatma imkanı bulduk. Çok lüks ve pahalı ürünleri bu sayede evimize götürebiliyoruz” diyor.

Paylaşım kültürünün temel felsefesini, sürdürülebilirliğini teşvik etmek ve toplumdaki dağıtımın daha adil bir şekilde paylaşılmasını sağlamak.

İsviçre‘de gıda israfı büyük bir sorun olmaya devam ederken, Partage hareketi bu sorunu hafifletmek için etkili bir çözüm sunuyor. İsrafın büyük bir kısmı marketler ve üretici tarafından yapılıyor. Partage uygulamaları sayesinde bu oran düşürülmeye çalışılıyor.

Resmi rakamlara göre, Partage her yıl ihtiyaç sahiplerine kişi başına ortalama 300 kg gıda veriyor.

İsviçre‘deki mülteciler, entegrasyon süreci ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalabiliyorlar. Partage vakıfları, bu gruplara düzenli olarak ulaştırarak yardım ediyor, hem günlük ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı oluyor hem de genişlikte adaptasyonlarını kolaylaştırıyor

Sonuç olarak, İsviçre‘nin Partage kültürü, hem çevre dostu hem de insan odaklı bir dayanışma modeli olarak, dünya çapında ilham veren bir uygulama haline gelmiş durumda. Bu hareket, yalnızca gıda israfını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumsal birlikteliği ve dayanışmayı güçlendiriyor. Gıda atıklarını topluma geri kazandırarak bu piyasaya sürülüyor, diğer şekillerde yaygınlaşması umuluyor.

Yunus Erdoğdu[email protected]

FaceBook: facebook.com/erdogduy

Telegram: t.me/ukraynahaber

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu