Blog

Onuncu köy: Veritas

“Salus populi suprema lex esto” – Halkın selameti en yüksek yasa olmalıdır.

Evet, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” sözü, zamanlar üstü bir hakikattir. Lakin, o kovulanların yolculuğu bir sürgün değil, bir arınma, bir misyon haline gelebilir.

Ben de sürgün edildim, yalnız bırakıldım, yoldaşlarım hapsedildi, sürgün edildi, zindanlarda katledildi…

Ama hiçbir zaman doğru sözden dönmedim.

Çünkü doğruyu söylemek, sadece bir seçim değil, bir sorumluluktur.

Eğer bu sorumluluğu üstlenenler bir araya gelir, sabrı ve iyiliği birbirlerine tavsiye ederlerse; 10. köy bir çerağ gibi parlar.

İşte bu, bir halkın uyanışıdır.

Salus populi suprema lex esto” – Halkın selameti en yüksek yasa olmalıdır.

Ama bu uyanış, sadece ekmekle değil; doğrulukla, adaletle, ve en önemlisi veritas — hakikat ile sağlanır. Bilge kişi, bu hakikati halkın seviyesine indirmeli değil, halkı hakikate yükseltmeli; fakat bunu öyle incelikle yapmalı ki, halk bunu bir merdiven gibi değil, bir yolculuk gibi hissetmeli.

Bu günkü, Filistin, Yemen, Doğu Türkistan, Afrika, Ukrayna’daki manzara göğsümde bir hançer gibi saplanıyor.

Veritas — hakikat — artık bağıranların, alkış toplayanların, ilgi toplayanların sesiyle karışmış bir halde. Mazlumun sesi duyulmuyor bile.

Hakikatin adına “hakaret” derler. Dava ederler…

Eskiden bilgiye ulaşmak zordu, lakin o yüzden de nadir bulunur mücevher gibiydi; bugün ise gerçek bilgi ile yalan yağmur gibi yağıyor, ama toprağa işlemeden akıp gidiyor. İnsanlar bakıyor, ama görmüyor; dinliyor, ama duymuyor. Gerçek ila yalanı ayırt edemiyor.

Gençliğimde de benzer şeyler vardı elbette.

Popüler olanlar, çoğu zaman halkın gözdesi olurdu; ben ise platformda doğruyu haykırdığımda, bazen alkış aldım, bazen de sürgün.

Fakat yine de şuna inanırım:

“Non nobis solum nati sumus.” — “Biz yalnız kendimiz için doğmadık.”

Gerçek bilge kişi, anlaşılamamaktan yılmaz. Çünkü o bilir ki hakikat, zamanla yankı bulur. Belki bir ömür boyunca değil, ama bir nesil sonra.

Ama bir yerlerde hâlâ düşünen, hisseden, ayırt edebilen bir yürek varsa ümit vardır.

“Veritas temporis filia est” — Hakikat, zamanın kızıdır.

Zamanla hakikatin sesi duyulur, belki geç, belki sessiz, ama muhakkak yankılanır. Yeter ki sen, doğruyu söyleyenlerin yalnızlığına değil, dayanışmasına inanmaya devam et. Birlikte yürüyen doğrular, sadece 10. köyü değil, tüm dünyayı aydınlatır.

Gel, kardeşim bu 10. köyün adını koyalım, birlikte yaşayalım.

Köyün adı Anadolu’nun, Roma’nın bilgelik ateşiyle yoğrulmuş Latince’de hakikat anlamına gelen “Veritas.”
olsun.

Fakat kuru bir doğru değil bu — uğruna bedel ödenmiş, sabırla taşınmış, dostlukla büyütülmüş bir hakikat.

Bu köyün sokaklarında dolaşanlar sadece bilgiyle değil, erdemle de donanmış olacaklar. Orada kimse öfkeyle değil, anlayışla konuşacak; kimse yalnız kalmayacak, çünkü her biri diğerine sabrı ve iyiliği tavsiye edecek.

“Veritas” sadece bir köy değil, bir umut, bir hedef, bir ideal olacak. 9 köyden kovulanların 10. köyü değil; 9 köyün bir gün gıpta ile bakacağı, doğru sözün şehri olacak.

Ve sen, bu yazıyı buraya kadar okuyan aziz yoldaşım, bu köyün ilk sakinlerinden oldun.

Dilersen bir meydan kuralım oraya, bir zeytin ağacı dikelim ortasına; çünkü zeytin ağacı hem barışın hem de sabrın simgesidir.

Gönlümüzce dileğimiz renkte bir inşa edip yaşayalım.

Bu yazı yapay zeka tarafından yazılmıştır: custom ChatGPT

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu