Nasıl isimlendirebilirim tam olarak bilmiyorum, “sürgündeki cesur medya ve medyacılar” diyelim; zira “demokrasiden geriye dönüş yok” sloganını bir duruş olarak haykırdıklarından dolayı, 2014 yılının Aralık ayından başlayarak, büyük bir kıyıma uğrayan, dik duruşlu, gerçek meslek sahipleri, diğer bir ifadeyle Hizmet Hareketi’ne yakın diye “anılan” medya ajansları, programcılar, gazeteciler, haberciler veya dijital medya yorumcuları…
Her birinin ortak noktası hiçbir tehdide boyun eğmez iken, kim bilir ne tekliflere karşı da vicdanlarını ve onurlarını satmamak uğruna sürgüne, zulme maruz kalmaları, AKP‘nin saray rejiminin adaletsizlik ve hukuksuzluğuna karşı cesur ses olmaları…
Halen daha pes etmeksizin sosyal medya zemininde ve dijital medya platformlarında yazdıklarıyla ve anlattıklarıyla mücadelelerine devam ediyorlar.
Lakin nedense konu Ak Saray değil de, GalataSARAY olunca istikrarlı ve kararlı bir kayırmacılık, kulağının üzerine yatma ve anlaşılmaz derecede bir Fenerbahçe aleyhtarlığı söz konusu.
Türkiye’de hiçbir şey temiz olmadığı için futbolun da temiz olduğunu iddia etmek sanırım en hafif tabirle komik olur. Tartışmalar her zaman olmuştur, ancak özellikle son iki yılda hakemler farklı bir boyutta eleştirilmeye başlandı Türkiye Süper Ligi’nde, öyle ki en başta yayıncı kuruluş ve belli başlı eski hakemler en tartışmalı pozisyonlar hakkındaki kararlarını paylaşırken, bir sosyal medya profili (@tartismalar) her değerlendirmeyi istatistiki bir tabloya dönüştürüyor. Tabloya kriter olan bazı yorumcuların Galatasaray yakınlığına rağmen aşağıdaki tablolarda kime nasıl avantaj sağlandığını az çok gösteriyor:
Konunun özüne gelecek olursak, bu sosyal medya profili Galatasaray lehine olan pozisyonları paylaştığında Hakan Şükür referans olarak hemen paylaşır, ancak Fenerbahçe aleyhine olduğunda da son zamanlarda paylaşamıyor, neden acaba?
Gerçi futbol tarihine geçen “ofsaytımsı” kararının maçını yorumlarken bile Galatasaray’ı mağdur göstermişti. Misal olarak şu X paylaşımına bakarsak :
Gelelim Bold
Hakan Şükür tarafından paylaşılmış olan ve algı içeren bu X paylaşımına konu olan maçta, Fenerbahçe geçen sezonun (2023-2024) 27. haftasında Kasımpaşa’ya karşı 2-1 kazanmıştı. Fenerbahçe son dakikada elle oynama gerekçesi ile, hakem Cihan Aydın’ın verdiği penaltı ile kazanmıştı üç puanı. Fakat konu bu değil, konu Hakan Şükür’ün orantısız ve genellikle sergilediği aleyhte algı!
Neden mi peki?
Hakan Şükür öyle bir algı oluşturuyor ki, “Fenerbahçe hakemle kazandı” demeye getiriyor, ancak aynı maçta asıl skandal hata olan, Fenerbahçe lehine verilmemiş olan penaltıyı o paylaşıma yazmıyor!
Maçın 81. dakikasında, Fenerbahçeli oyuncu Jayden Oosterwolde sert bir faulle düşürülürken hakem frikik veriyor, sarı kart gösteriyor, fakat müdahale ceza alanı içerisinde olmasına rağmen VAR müdahalesi ile penaltı verilmiyor. Saha dışı etkenler Hakan Şükür’e göre hiçbir zaman Fenerbahçe aleyhine işlemiyor nedense!
Sayısız örneklerden bir diğeri; bu sezonun ikinci haftasında Fenerbahçe, İzmir‘de Göztepe ile berabere kalıyor, istisnasız tüm hakem yorumcularına göre maç 1-0 Fenerbahçe lehine iken yine Fenerbahçe lehine penaltı çalınmamış ve kırmızı kartla da rakibi eksik bırakılmamış. Yani Fenerbahçe maçın henüz ilk yarısında 2-0 öne geçme ve rakibinden bir fazla oyuncuyla oynayacakken VAR(kelimesi, İngilizce kökenli bir kavram olarak bilinir. Video Assistant Referee / Video Hakem Uygulaması adının kısaltılmışı olan Ülkemizde maçlar için yeni yeni kullanılan bu sistem, Avrupa’da daha uzun süredir aktif olarak maçların seyri adına tercih edilmektedir. VAR, futbol sektöründe uzun zamandır anlaşmazlıklara sebep olan pozisyonları engellemeyi hedefleyen bir sistem olarak dikkat çekiyor. Kısaca; maç esnasında hakeme kararsızlık yaşatan ya da futbolcuların çok itiraz ettiği bir pozisyon karşısında, hakemin ekran aracılığı ile pozisyonları tekrar izlemesini sağlayan ve diğer hakemlere kulaklık ile bilgi verebildiği diğer hakemlerden gelen geri dönüşe bağlı olarak kararın verildiği bir uygulama olarak kabul edilebilir.) bunu görmezden gelmiş. Buna rağmen Hakan Şükür şu başlığı atıyor kendi sosyal medya hesabında, buyurun:
Az önce de belirttiğim gibi, Hakan Şükür‘e göre saha dışı etkenler hep Galatasaray aleyhine ve hep Fenerbahçe lehinedir. Basit bir tarama ile Hakan Şükür’ün, Fenerbahçe maçlarından sonra yaptığı birçok paylaşımdan sadece bazıları:
(Referans alınan Trio programını başka zamanlarda paylaşmamış, Galatasaray lehine avantajların bol olduğundan dolayı olsa gerek.)
(Bu yukarıdaki paylaşımı inanılmaz, bu maçta Fenerbahçe 2-0 öndeyken maç tatil edilmeliydi. Fenerbahçe ikinci golü yediği anda oyun durmuş olması gerekirken-futbolcu İsmail Yüksek elinde atılan bir meşale ile hakeme giderken- hakem Halil Umut Meler oyunu devam ettirerek golü vermiş, maç sonu Trabzonspor tribünleri sahadaki oyunculara saldırmış ve olaylar çıkmıştı! Hakan Şükür’ün attığı manşet ise bu, oluşturmak istediği algı “Fenerbahçe hakem ile kazandı”… İşin hakem ve VAR özelinde de gerçekleri zaten tamamen farklıydı.
Dikkat çektiğim nokta bu, Hakan Şükür, neredeyse tüm paylaşımlarında Fenerbahçe, hakem, VAR algısı yapıyor, bahse konu maçların hepsini burada incelersek uzun olur, ancak merak edenler tüm hakem yorumlarına ve maça geri dönüp nasıl bir yanılma oluşturulduğunu rahatlıkla görebilir.
Peki Hakan Şükür her YouTube video ve yayınlarında bahsettiği gibi objektif mi?
Bu bahsettiği maçta, tekrar hakem yorumcularına göre Galatasaraylı oyuncular, Torreira, Zaha, Vinicius‘a net kırmızı kartlar gösterilmez iken, Galatasaray lehine çalınan penaltı da yanlış olarak kabul edilmiş, hatta VAR toplantı kayıtlarının sızdırılması ile de gün yüzüne çıkmıştı.
Yukarılardaki Fenerbahçe-Kasımpaşa maçı için o manşeti atanın, skandal bir hakem yönetimi ile Galatasaray lehine durum gelişince attığı “manşet” arasındaki fark açık değil mi?
En trajik olan algı; 2022 yılının sonunda oynanan SivasSpor-Galatasaray maçında literatüre sokulan “ofsaytımsı” hadisesi akabinde beliren Hakan Şükür tarafsızlığı!
Yukarıda Fenerbahçe maçlarıyla ilgili Hakan Şükür’ün sürekli hakemle ve skandal VAR kararlarıyla kazanıyor algısını sadece birkaç örnekle ortaya koymuştum, şimdi gelin bir de hakem skandallarının yaşandığı maçlarda bu son iki paylaşımı dışındakilere bir göz atalım:
Bu daha günler öncesinden, yani yakın zamanlı bir maçtan, Galatasaray 2-1 maçı kazanıyor, maçın hemen sonunda VAR tarafından görmezden gelinen net bir penaltı verilmiyor, tekrar istisnasız tüm yorumcular penaltıda birleşiyor, lakin Fenerbahçe hakem tarafından mağdur edildiğinde dahi VAR ve hakem ile ilişkili manşet atan tarafsız Hakan Şükür’ün X paylaşımı bu oluyor:
Bu paragrafı az önce eklemek zorunda kaldım, sağolsun Hakan Şükür haklı çıkarmaya devam ediyor. Az önce Fenerbahçe deplasmanda Konyaspor’u 3-2 mağlup etti. Skandal hakem kararlarının, Galatasaray lehine yaşandığı maçlardan tek biri için paylaşım yapmayan, başlık oluşturup hakem anmayan Hakan Şükür, sıcağı sıcağına bu paylaşımı yaparak koleksiyonuna zenginlik kattı.
İşin ilginç tarafı da şu ki, yayınında sosyal medyadan aldım görüntüyü penaltı diyor, maçı izlememiş veya pozisyonu incelememiş koşa koşa Fenerbahçe aleyhine paylaşım yazmış:
Yukarıdaki son resimdeki video içeriğinde Hakan Şükür hakem hatalarından bahsederken, hakemleri konuşmaya gerek yok, saha içini konuşmalıyım, Galatasaray sahada şöyle iyi, böyle etkili, deplasmanda Fenerbahçe’yi 3 gol atarak yendi zaten dediği kısma da dikkat ettim. O zaman kendisine hatırlatalım, 2010-2011 sezonunda Fenerbahçe sahasında Trabzonspor’u 2-0, Galatasaray ve Beşiktaş’ı ise deplasmanda sırasıyla 2-1 ve 4-2 mağlup ederek şampiyon olmuştur!
Liste uzun olmasına rağmen burada bitirelim örnekleri. Hakan Şükür, sınırları aşarak Türk futbol tarihinin de ötesine geçmiş bir spor figürü, dahası Türkiye ve Erdoğan Rejimi’ne teslim olmamış, anlattıklarına göre teklifleri geri çevirmemiş olsa çok rahatlıkla Türkiye’de sözde “hain” değil, kahraman olabilirdi. Hiçbir dünyevi imkanı seçmedi ve onurlu bir ayrılışı tercih etti aslında, ancak futbol söz konusu olunca, objektif olduğunu iddia etmemesi en doğru olandır, açık açık, “Ben Galatasaray fanatizmi ve Fenerbahçe aleyhtarlığı için buradayım” demelidir. En azından ben Galatasaraylıyım ve Galatasaraylı bakış açımla yorum yapıyorum, katılan katılır katılmayan katılmaz deyip takdiri izleyicilerine ve takipçilerine bırakabilir.
Gelelim ilgiyle takip edip destek olmaya çalıştığım, “sürgündeki cesur medya” araçlarına. Bold Medya’nın kendilerine çok kez birçok iletişim kanalından şikayette bulunduk, yapmayın, Fenerbahçe aleyhtarlığını bir kenara bırakın diye. Burası sizin şahsi ve münferit zemininiz değil diye. İlk bölümde, geçen sezon, yani 2023-2024 sezonunda oynanan, Fenerbahçe-Kasımpaşa maçı için Hakan Şükür’ün yaklaşımını eleştirirken bahsetmiştim. O bölümde maçla ilgili yaşanan hakem kararlarına bakılabilir, fakat bakılmasa dahi algıya dikkat çekerek, Bold Medya’nın o gün attığı haber başlığına bir bakalım.
Bold Medya bu haberinde başlık ve içerikte, “Fenerbahçe hakemle kazandı” algısı yapıyor, ancak, maçın 81. dakikasında aynı VAR tarafından Fenerbahçe lehine bariz penaltının verilmediğinden bahsetmiyor. Dahası Bold Medya içeriklerinde detaylı olarak yaptığım araştırmada bunun gibi tek bir başlık ve içerik göremiyorum, ilk bölümde bahsi geçen bir çok skandal maç olsun, başka herhangi bir maç olsun, Bold Medya tarafından bu manada atılmış tek bir başlık, tek bir kez bile olsa yapılmış habere ben ulaşamadım araştırmamda, takip ettiğim bir haber portalı olduğu için, takip ederken de denk gelmedim.
Peki neye denk geldim, buyurun:
Tekrar Fenerbahçe ve VAR şaibesi ilişkilendirilmesi…
Neler oluyor neler ama nedense hep Fenerbahçe nemalanıyor, bir tek Fenerbahçe,VAR ile içli dışlı…
Bir de buna rastladım, yıllar öncesinden:
Fenerbahçe,VAR ile kazanır, Galatasaray ise VAR’a takılır!
Yani demem o ki, bir çok hakem skandalı veya tartışmalı pozisyon için Bold Medya’nın, son zamanlarda özellikle, bu tarzda attığı tek ama tek bir başlık ve oluşturduğu haber var, Fenerbahçe aleyhine, hem de eksik, haksız ve çarpıtma ile.
Bir diğer yayın ve habere bakalım, Fenerbahçe’yi her zaman olduğu gibi illegal olgularla birlikte konuşuyorlar, bunda bir sıkıntı yok, olan konuşulur zaten varsa, herkes istediğine inanır veya inanmaz. Fenerbahçe tribünlerindeki Genç Fenerbahçeliler grubunun nasıl pislikler içerisinde olduğu ayrı bir yazı konusu olur zaten.
Güven Park yayınından alıntılanan bir yayın, ancak burada sorguladığımız şu, Bold Medya Fenerbahçe aleyhtarlığı olunca sergilediği tutumu, Galatasaray hakkında gündem olan inanılmaz illegalite iddialarında sergilememiş!
Öylesine masumane bir haber yapmışlar ki mesela, insanın Galatasaray’a acıyası geliyor! İnanılmaz derecede illegal bir sponsorluk durumu sadece eleştirilere sebep olmuş! Hatta biraz daha mübalağa edelim, insanın Galatasaray’ı içine sokası geliyor böylesine büyük bir skandal sonucu atılan bu “pufidik” başlık sonucunda. Büyük skandal ama sadece eleştirilme başlığı.
Bir diğer “pufidik”, Galatasaray Spor Kulübü’ne sempati duyuracak habere daha göz atalım:
Tabi ki haberin kaynağı, Fenerbahçeli ve habercilikte uzman olan Cevheri Güven, yalnız burada düşülmesi gereken not, konuşulması gereken şudur: Galatasaray bu durumda mağdur değildir, bilakis birçok transferi başka kulüplerin çok daha üzerinde rakamlara gerçekleştirirken, gerçek rakamları açıklamayan, sponsorlarımız yardım ediyor diyen kulüptür. Bu rakamlar daha sonraları fesih aşamalarında ve FİFA davalarında gün yüzüne çıkmıştır. Eğer buradaki haberin içeriği Galatasaray değil de Fenerbahçe olsaydı nasıl bir başlık atardı Bold Medya acaba diye tahmin etmek zor değil tüm bu arşiv delilleri ışığında.
Yukarıda paylaşılan yayını yapan Güven Park isimli haber adresinde basit bir tarama ile Galatasaray ile Fenerbahçe olarak tarama yapınca Galatasaray hakkında hiçbir paylaşım yok, diğer taraftan Fenerbahçe hakkında yaptıkları iki haberi paylaşırken not düştükleri hashtag detayları dikkat çekiyor.
Fenerbahçe başkanlık seçimlerini çok dikkate almışlar, diğer taraftan gündemi meşgul eden bu haberi görmezden gelmişler, ya da Galatasaray seçimleri gereken reytingi oluşturmaz diye oralı olmamış olabilirler, halbuki işin içinde Erdoğan ve AKP Rejimi de varken. Aaa, ama Ali Koç, yani Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı dile getirmiş, Ali Koç veya Fenerbahçe Başkanı, başkanları bu kadar kapsama alanlarında iken bunu kaçırmış olmalılar!
Peki neden bunlara sitem ediyoruz?
Güven Park isimli adresi yöneten eski emniyet mensubu arkadaşlarımız mesela, Galatasaray tribün lideri Sebahattin Şirin’in (aşağıdaki resimde önde sağda) kirli ilişkilerini hiç haber yapmışlar mı?
“Daltonlar ile Redkitler” ile özdeşleştirememişler mi?
Araştırdım bulamadım! Çok konuşuldu, Fatih Altaylı çok bahsetti mesela!
Aynı şekilde Bold Medya’dan diğer adreslere kadar aradım bulamadım.
Bu şahıs, Galatasaray Kulübü’nün kendi kongre üyelerinin ortaya çıkardığı, Galatasaray’a 56 milyon avroluk illegal bir kazanç sağladığı belirtilen organizasyonun odak kişilerinden birisi olarak anılıyor ayrıca. Bu karaborsa iddiaları hakkında bahse konu medya hesapları veya kişileri hakkında hiçbir haber ve paylaşım göremedik. Halbuki yeri gelince Türk futbolunun bağırsaklarını temizleme konusunda pek heveslidirler.
Mehmet Ağar, 2023 yılında Galatasaray kafilesi ile birlikte, Bakü’ye giderek, bizzat Azerbaycan Devlet Başkanı Ali Aliyev ile görüştü, Azerbaycan Devleti’nin enerji şirketi olan SOCAR’dan, Galatasaray’a sponsorluk kazancı sağladı, ne hikmetse cesur gazetecilerimiz ve medyamız Galatasaray olunca, Mehmet Ağar işin içinde olsa bile haber değeri olarak görmemişler!
Halbuki altına hashtag olarak “#mafya” notu düşmeleri de mümkündü!
Mehmet Ağar ile Galatasaray ilişkisi on yıllardır hep üst düzeydedir, kulübün Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) kongrelerinde ve seçimlerde de delegesidir, en son Arda Turan’ı, Eyüpspor tesislerinde ziyaret edip destek olmuştur, aratıyorum Mehmet Ağar ile alakalı onlarca haber ve paylaşım mevcut, ancak ne hikmetse Galatasaray ile olan bağına dair tek haber göremedim. Sadece basit bir google taraması ile, “Mehmet AğarGalatasaray” yazarak onlarca birliktelik karesine ulaşılıyor.
Daha trajik ve enteresan bir ilgisizlik ise son haftalarda meydana geldi, Tr727, Bold Medya, Kronos Haber dahil arama yaptım, ancak haber Türkiye’de haber platformlarında ve sosyal medyada çarşaf çarşaf verildi, hatta Rasim Ozan Kütahyalı bir YouTube yayınında, Doğu Perinçek’e telefonla canlı bağlanarak onu öve öve bitiremedi. Perinçek de ballandıra ballandıra anlattı, hatta Fenerbahçe de gelirse onlara da sponsorluk buluruz dedi.
“Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ünlü spor kulübü Galatasaray için Çin Halk Cumhuriyeti’nden sponsorluk desteği sağlama görüşmeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Perinçek, Galatasaray yönetiminin kendisine bu konuda başvurduğunu ve müzakerelerin yapıldığını duyurdu.”
(Solda) Doğu Perinçek ve Dursun Özbek
Söz konusu Fenerbahçe olsaydı nasıl koşa koşa başlıklar atar bizimkiler, nasıl yayınlar yaparlardı acaba?
“Flaş flaş flaş, Ergenekon Fenerbahçe‘de”, “Mafya Fenerbahçe‘ye sızdı”, “Perinçek ve Fenerbahçe kara para aklıyorlar…”
Mesela, Türk futbolu veya sporunun temizliğini bu derece önemseyen yorumcular, yayıncılar, gazeteciler, medyacılarımıza birkaç not düşelim:
Yokluktan varlığa hızlı geçiş sağlayan, Nef İnşaat ve Galatasaray camiasının sihirbaz eski yöneticisi Erden Timur hakkında açılmış sayısız dava var, koruma altında olduğu belli oluyor, lakin tek bir yorum ve haberinin bizimkilerin dikkatini çektiğini hiç görmedik.
Ali Koç iğrenç “f…ö” sakızını çiğnerken haklı olarak koşa koşa video çekilirken, haberler yapılırken, “ananas” gibi söylemlerle aynı sakızı Dursun Özbek çiğnerken neden tepki verilmiyor veya geçiştiriliyor?
Son zamanlarda Galatasaray ile ilişkili gündeme gelen bazı konuları toparlayalım:
Borsaya açıklanan sahte bonservis ve oyuncu maaş miktarları,
Akp hükümetinden sağlanan arsa rantları,
Yasadışı bahis reklamı,
Gizemli ve karanlık sponsorluklar,
AKP adayına yanak okşatma,
Karaborsa bilet satışını kulüp organizasyonu ile, yani organize bir suç örgütü olarak yürütme,
Doğu Perinçek’in “huzuruna çıkarak” kendisinden sponsorluk isteme,
“Terim Fonu” olarak adlandırılan, başını Galatasaraylıların çektiği büyük yolsuzluk ve haksız kazanç skandalı, (Mesela ismi davada yer alan,adeta tefecilik faaliyetlerinde bulunan eski futbolcu Ayhan Akman halihazırda, halen daha Galatasaray Kulübü`nde, futbol şubesinde resmen görevdedir.)
Fatih Terim Fonu, 2021 yılında Denizbank Levent Şube Müdürü Seçil Erzan tarafından kurulan ve yüksek getiriler vaad ederek, spor ve sanat dünyasının önde gelen isimlerinden toplamda 80 milyon dolar topladığı iddia edilen bir dolandırıcılık şebekesidir.
Önceki TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile Galatasaray yönetiminin, geçen yıl Urfa’da gerçekleştiği, fakat sonradan ortaya çıkan gizemli ve gizli görüşme.. Riyad`daki süper rezalet sonrası ortadan kaybolan ve iktidar trolleri ve cenahı tarafından Fenerbahçe linç edilirken ortadan kaybolma ve Erdoğan iktidarına biat etme…
Tüm bu oldukça fazla hadiseye karşı ne kadar hassasiyet gösterilmiş, gösterilen birkaçında tonlama, dil, ima neler olmuş, durum ortada.
Bu yüzden spor ve futbol söz konusu olunca siz haber yapmayın, hatta sporla ve futbolla hiç ilgilenmeyin en iyisi, ya da not düşün, odağımız Fenerbahçe aleyhtarlığı, Galatasaray korumacılığıdır, kayırmacılığıdır diye, boşuna riyakarlığa girmeyin.
En ilginç olanı ile başlayalım, Ali Koç ile Erdoğan`ı benzetmeye yönelik haber. İlginç olan nokta bu benzetme değil, Perinçek ve Dursun Özbek haberi olsun, Mehmet Ağar Dursun Özbek haberi olsun tek bir haber yapılmamış, Ali Koç`un her eylemi, her söylemi haber yapılmış ama gel gör ki Dursun Özbek tarafından söylendiğini iddia ettiği “Beni Erdoğan seçtirdi” ifadesi hiç haber olmamış, gündeme gelmemiş.
Ali Koç ve son eküri eklemesi Acun Ilıcalı dahil haberleri görüyoruz, hatta bazen komplo ve komediye varacak şekilde; zira Allah aşkına Ali Koç`un her gün bir yenisi eklenen çelişkileri ve olumsuzlukları var iken, “Ali Koç`un kurdelayı kesip cebe atması gündem oldu” gibi bir haber yapılmak nasıl bir yaklaşımın sonucudur?
Serhat Akın`a yapılan silahlı saldırıyı dahi hemen, alelacele Ali Koç ile ilişkilendiren haberi yapan medyacı dostlarımız gelin bakalım Galatasaray ve Dursun Özbek ile ilgili nicelik ve nitelik olarak nasıl haberler yapmışlar.
Durum öyle bir hal almış ki Abdülkadir Selvi,Yiğit Bulut gibi iktidarın kullanışlı kalemleri ile ne olduğu belli olmayan Bisar Özbey dahi dikkate alınıp haber yapılmış söz konusu Ali Koç veya Fenerbahçe olduğunda.
Görüldüğü üzere, adı son dönemde skandallarla anılan Galatasaray Spor Kulübü başkan ve yöneticileri ile ilgili yapılan haberler bunlar neredeyse tamamen. Murat Kurum`a yanak okşatma haberi yer almış, bunun dışında Cevheri Güven`in son yayınında bahsettiği Galatasaray ve mafya sponsoru haberi var, bir de devamını görmek istediğim Hakan Şükür tarafından anlatılan Mehmet Ağar , Terim, Galatasaray ilişki ağı. Başkası pek yok, olan çoğu da eski tarihli zaten. Aradaki tutum farkı çok açık değil mi? Yalnız bu tutum farkı başka boyutlara ulaşacak bir hal almış ki o boyut Galatasaray kayırmacılığı ve Fenerbahçe aleyhtarlığı, yani adil olmayan bir sonucu ortaya koyuyor.
Özetle, bu oldukça fazla hadiseye karşı ne kadar hassasiyet gösterilmiş, gösterilen birkaçında tonlama, dil, ima neler olmuş, durum ortada. Bu yüzden spor ve futbol söz konusu olunca siz haber yapmayın,hatta sporla ve futbolla hiç ilgilenmeyin en iyisi, ya da not düşün, odağımız Fenerbahçe aleyhtarlığı, Galatasaray korumacılığıdır, kayırmacılığıdır diye