Yunus Erdoğdu

İsmail Gaspıralı’nın vefatının 104. yıl dönümü ve bir asır sonra kesişen hayatlarımız…

Ailecek, bacanağım İsmail Gaspıralı ve eşinin yolundayız…

Türk Dünyası’nın fikir mimarlarından Kırım Tatarı siyasetçi, düşünür, yazar, eğitimci ve gazeteci İsmail Gaspıralı Bey’in vefatının 104. yıl dönümünde hayırla yâd ediliyor.

İsmail Gaspıralı Bey, Türkmenlerin “peygamber yaşı” dediği 63 yaşında 24 Eylül 1914 vefat etti.

Soyadını babasının doğum yeri ve bugün Rus işgali altındaki Kırım’ın Gaspıra köyünden alan İsmail Beyin, yaptıklarının meşhur olduğu için kısmen biliyoruz.

Özetle, Gaspıralı, Türkistan coğrafyasında tek dilde çıkarttığı, Tercüman Gazetesi ile dilde birlik yönünde büyük bir hayali gerçekleştirmişti.

Moskof zulmüne maruz kalan soydaşlarının seslerini dünya kamuoyuna duyurmak ve milli bir uyanış hareketi başlatmış, evini matbaaya çevirmiş ve bize eğitim ve yayıncılıkta fikir ve metodoloji bırakmıştı.

Gaspıralı, cehalete karşı eğitim ve yayıncılıkla mücadele etti. “Her başarılı erkeğin arkasında mutlaka doğru bir kadın vardır” denir. Gaspıralı‘nın icraatları ve eserleri belli ölçüde biliniyor ben daha ziyade eşi Zehra Akçurina hanımdan bahsedeceğim.

Kazan Tatarı asıllı eşimin kızlık soyadı da “Akçurina”. Zehra Akçurina ile eşimin yakınlığı sadece bir soyadı benzerliği diye düşünebilirdim. Ancak kızım Hafsa ile aralarındaki fiziki benzerliği görünce eşim ile Zehra Hanım arasındaki benzerliğin sadece soyadı değil arada bir genetik bağlantı da olduğuna kanaat getirdim.

www.UkraynaHaber.com

İşte İsmail Gaspıralı’nın eşi Zehra Akçurina Hanım ile kızım Hafsa’nın fotoğrafları… Karar sizin…

Benzerlik eşimin sadece Kazan Tatarlarından gelen gen ve soyadı olsa iyi. Eşim de tıpkı atası Zehra Akçurina gibi benim yayıncılık faaliyetlerimin destekçisi. Haberlerimi yeri gelir, Türkçeden-Rusçaya bazen de Rusçadan Türkçeye tercüme ederek iş yükümün büyük bir kısmını alır.

ZEHRA AKÇURİNA KİMDİR?

Asil ve soylu sanayici işadamı Asfandiyar Akçurin‘in kızı Zehra Akçurina, Simbirsk Guberniyası (şimdiki

Ulyanovsk)’ta 1862 yılında doğdu.

Müstakbel eşi Gaspıralı’yı ilk defa Yalta’da gördü. Gaspıralı o dönemde Bahçesaray belediye başkanıydı.

Gaspıralı ilk görüşte aşık olduğu Zehra Hanım hakkında dostlarına, “Zehra’yı ilk gördüğüm anda kaynar suda haşlanmışmışım gibi oldum.” demişti. Fakir Gaspıralı, zengin kızı Akçurina ile bir uzaktan müddet mektuplaşır.

Daha sonra fikirleri uyuşan İsmail Bey, Zehra Hanımın peşinden Tataristan’a gidip babasından ister.. ancak Asfandiyar Bey, “Bende sana verecek kız yok, sen benim kızıma layık değilsin” der çıkar işin içinden.

Bunun üzerine İsmail Bey vazgeçmez iki şahit bulur ve Zehra Hanım ile gizlice imam nikahı kıyar. İşte o zaman kıyamet kopar. Babası itiraz eder, araya müftüler girer ve imam nikahın sahih olduğunu, şahitler huzurunda kıyıldığı için dinen de geçerli olduğunu söylerler.

Epey bir tartışma konusu olur bu evlilik.

Asfandiyar Bey, Gaspıralı’nın ödemesi imkansız olan 2 bin ruble tutarında başlık parası ister.

Gaspıralı bütün engellere rağmen vazgeçmez. Araya büyükler girer ve mesele tatlıya bağlanır. Sonunda, mütevazi bir akşam yemeği verilir ve genç çift evlenir.

Genelde kötü sonla biten fakir oğlan, zengin kızın aşk hikayesi bu sefer güzel biter. 1883 yılında Zehra Hanım artık matbaada demir kalıpların içinde bir işçi olarak eşiyle omuz omuza çalışıyordu.. 21 yaşındaydı..

Bizim evlilik hikayesi de benziyor. “Bu kız bana yüz vermez” demiştim. Gerçekten de vermedi. Ben de evlilik teklifi etmeden, direk saman kağıdına düğün davetiyesini bastırdım okuduğumuz üniversitenin duvarlara yapıştırdım. Bunun üzerine benimle evlendi. Ancak hala evlilik teklifi etmediğim için kızıyor.

Eşimle tanıştığımda, üniversite bitirme tezim “Türk Devletleri Birliği”ni yazıyordum. Gaspıralı’nın, “Dilde, İşte, Fikirde Birlik” şiarının gerçekleştirme peşinde koşan genç bir talebeydim. Eşim Akçurina’nın teşvikleriyle ve desteğiyle çok geliri olmayan gazeteciliği tercih ettim.

Fotoğraf makinesinin deklanşörüne sarıldım, çok defa matbaalarda gazete basarak sabahladım..

Bizim evlilik hikayemiz ayrı bir yazı konusu. Bu yazıyı okuduğunuz bu haber sitesinin giderleri için eşim de yeri geldiğinde tıpkı büyük kızım Zehra’nın adaşı, Hafsa kızımın kopyası Zehra Hanım gibi mücevherlerini altınları sattı.

Bir taraftan asıl mesleği öğretmenliği aralıksız sürdüren diğer taraftan kan ve genetik kodlarını taşıdığı ecdadı gibi eşinin idealleri uğrunda yayıncılık faaliyetlerini sürdürüyor.

Bu haliyle eşim tıpkı atası, Zehra Hanıma yakışır bir torun olduğunu gösterdi ve göstermeye devam ediyor.

Gaspıralı ile Akçurina Hanım’ın ve bizim hikayemiz buraya sığmayacak kadar uzun..

Bacanağım kahramanım, İsmail Beyin vefatının 104. yıl dönümünde ailecek şükran ve rahmetle anıyoruz.

Yunus Erdoğdu – Kiev | yunuserdogdu@hotmail.com

Twitter: @erdogduy

Facebook: facebook.com/erdogduy

Etiketler

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler