Dünya

[TÜRKÇE – ALMANCA RAPOR] İşte Erdoğan’ın, Hizmet Hareket’ine karşı cadı avının raporu

Orijinal dili Almanca olan rapor Türkçeye de tercüme edildi. İndirmek veya okumak için haberdeki linklere tıklayınız...

Almanya’da yaşayan Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı Ercan Karakoyun, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkanı Reisicumhur Recep T. Erdoğan’ın, Hizmet Hareketi mensuplarına karşı sarf ettiği; “Nerede olursanız olun, sizi bulacağız” sözleri altında yürütülen cadı avını raporlaştırdı.

15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’deki hain darbe girişimi akabinde yaşananların anlatıldığı 44 sayfalık raporda pek çok cevapsız soru cevap buluyor.

Orijinal dili Almanca olan rapor Türkçeye de tercüme edildi.

Rapordaki başlıkla şu şekilde; Türkiye’de yaşanan hadiselerin arka planı, basın özgürlüğünün sonu, Türkiye’de devam eden cadı avı, kaçırmalar, tutuklamalar, 181 bin 500 kişinin hukuksuzca pasaportunun iptali ve seyahat kısıtlaması, dünyadaki tüm Türklere açık tehditler, uluslararası cadı avı, Pakistan, Malezya ve Kosova’da iktidar ile müşterek adam kaçırma vakaları, Afganistan’daki okulların hukuksuzca el konulması, vatandaşlıktan çıkartma ve ihbar çağrısı, Almanya’da devam eden mafya yöntemleri, BAMF’da Ajanlar, Türk gizli servisi MİT’in listesi, DITIB: camilerin siyasileşmesi, politik etki altına alma, seçim kampanyası, “Osmanen Germanıa” dosyası, Türkiye’de Alman vatandaşlarının tutuklanması,  okullarla irtibatlı ailelere yapılan baskılar ve Almanya’da iltica.

Raporda bu ana başlıklar altında bir çok bölümde yapılan hukuksuzluklara ilişkin geniş bilgi veriliyor.

ALMANCA RAPOR İÇİN TIKLAYINIZ!

TÜRKÇE TERCÜMESİ İÇİN TIKLAYINIZ!

www.UkraynaHaber.com

RAPORUN GİRİŞİ

15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye’de bir darbe girişimi gerçekleşti. Aynı gece Erdoğan bir video aramasıyla vatandaşlarına tanklara karşı çıkmaları ve hayatlarını feda etmeleri çağrısında bulundu. Birçok kişi bu çağrıya uyup sokaklara çıktı. O gece 265 kişi hayatını kaybetti. Erdoğan’ın kendisi bir saniye dahi tehlike altında değildi; çünkü darbe planları hakkında daha önce gizli servis tarafından bilgilendirilmiş ve hızlı bir müdahale için gerekli tüm önlemlerin alınmasını önceden başlatılmıştı.

Erdoğan darbe girişimini; “Allah’ın bir lütfu” olarak adlandırmasından kısa bir süre sonra, “ülkeyi iyice temizlemesini” sağlayacak bir fırsata dönüştürdü. Darbe girişiminin üzerinden 24 saat geçmeden, Türk hükümeti bir suçluyu çoktan bulmuş ve ilan etmişti: Fethullah Gülen. Erdoğan ve hükümetine göre İslam alimi darbeyi planlamış, takipçileri de gerçekleştirmişti.

Hiç bir somut delil ya da itirafçı olmamasına rağmen; Erdoğan ve bakanları için darbeyi Hizmet gönüllülerinin yaptığından şüphe yoktu. Alman gizli servisi Hizmet sempatizanlarının darbede yer aldıklarına dair herhangi bir bilgiye ulaşamadı. Aksine: Alman BND başkanı Bruno Kahl, hareketin darbe girişiminin arkasında olduğu tezinden şüphe duyuyor ve bu şüphesini: “Türkiye bizi ikna etmek için çok farklı cabalarda bulundu. Fakat bu konuda şimdiye kadar başarılı olmadı.” diye ifade ediyordu. Ayrıca, Erdoğan hükümetinin Hizmet hareketinin aşırı dinci hatta terörist bir örgüt olduğu yönündeki ifadesine bir Spiegel-röportajında itiraz ediyor: “Gülen Hareketi, din ve laik eğitim için birleşmiş bir sivil bir kuruluştur.” diyordu.

Bugüne kadar, darbe girişiminin arkasında kimin olduğu tam olarak ortaya çıkmış değil. Daha önce olduğu gibi, Erdoğan’nın darbe girişimini kendisinin planlamış olduğu teorisi de hala kanıtlanmadı.Fakat aradan ne kadar çok zaman geçerse, gerçeği bulmak da o kadar zor olacak.

Bunun yansıra, siyasi gelişimeler çok hızlı bir şekilde yol alıyor. Darbe girişimi, olağanüstü hal ilanı, ilk tutuklama dalgası ve onu takip eden ikinci, üçüncü, dördüncü ve bugün sayısını unuttuğumuz tutuklama dalgaları, medya şirketlerinin kapatılması veya şirketlere el konulmalar… Aynı zamanda bir yandan şok altında bulunan, diğer yandan Erdoğan tarafından sokağa çıkmaları için sürekli tahrik edilen tedirgin Türk toplumu. Bütün bu olaylar birkaç gün içinde gerçekleşti ve ne yazık ki sonrasında da haftalar boyunca devam etti.

Zaman geçtikçe Fethullah Gülen’e ve sevenlerine yönelik iddialar ve söylemler giderek daha saldırgan hale geldi. En saçma iddialar devlet kontrolündeki Türk medyası tarafından yayınlandı: “Gülen darbeyi CIA ile düzenledi. Gülen, PKK ve BND birlikte işcevirdiler. Gülen Papa tarafından gizlice kardinal seçildi. Joachim Gauck, Alman Hizmet hareketinin imamı ve ablası Angela Merkel. Kulağa aptalca gelen bu ve benzeri açıklamalar çok ciddi olarak yapıldı. Almanya’ya bile ulasan bir propaganda havası oluşturuldu.

Darbe girişiminden iki yıl sonra bile Hizmet gönüllülerinin sadece Türkiye’de değil, diğer birçok ülkede de acımasızca zulüm gördüğü çok acık bir şekilde görülüyor. Cadı avı Türkiye sınırlarında bitmiyor. Yasadışı kamulaştırma ve Türk vatandaşlarının kaçırılması gibi skandal saldırılar Türkiye sınırlarının ötesine geçti. Hizmet hareketine mensup insanlar, Dünya çapında zulüm görüyor, mal varlıkları ellerinden alınıyor, tutuklanıyor veya kaçırılıyorlar. Türk gizli servisi MIT sırf bu amaca yönelik kendi özel departmanını dahi kurdu. Ayrıca Almanya’da da Türkiye devletin kontrolünde olan, yasal olmayan,faaliyetler yürütüldü. Bu durum Alman medyasında ve uluslararası haberlerde pek çok defa yer aldı.

Bu rapor, ilk kez bireysel olarak yaşanan olayların arkasında bir sistem bulunduğunu göstermek amacıyla genel bir bakış sunmayı amaçlamaktadır. Türk hükümeti, kendi topraklarının ötesinde, etkisini şüpheli yöntemlerle daha fazla arttırmaya çalışmaktadır. Erdoğan’ın uzun kolu kimsenin karşı çıkmadığı sürece uzadıkça uzuyor.

Etiketler

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler