HaberlerYunus Erdoğdu

Referandum, sonuçlarına güvenir misiniz?

Toplumda, güven bunalımı var. İnsan, güvene en çok; fitnenin arttığı, terörün tırmandığı, emniyet olmadığı, zamanda ihtiyaç duyar. Son zamanlarda, güvenilir kişilere ise; “hain”, aldatanlara ise; “emin” deniliyor.

Böyle bir iklimde soruyorum;

Bir, ülkenin başındaki lideri bir gün çıkıp “mavi” bir gemiye yelkenler fora ileri deyip, ertesi gün, “Bana mı sorup gittiniz” derse… Siz, o lidere güveni misiniz?

Peki, o gemide yola çıkanlar da bu duruma sessiz kalırsa, o yolcuların samimiyetine güvenir misiniz?

Millete, karşı darbe girişiminde bulunan bir ordunun başında olduğu halde olup bitenden haberi olmayan komutana güvenir misiniz?

Böyle bir darbe girişiminden haberi olmayan istihbarat şefine güvenir misiniz?

Oğlu kumar masasının başında, kendisi hükümet başındaki abidik-gubidik birine devletin hazinesinin anahtarını emanet eder misiniz?

Lafa gelince; “Bir kuzuyu; kurt kapsa bana sorulur” diyen, ancak her gün kınalı kuzuları kurtların önüne pervasızca atan çobana güvenir misiniz?

Saray sofrasından kalkıp, evinize halinizi hatırınızı, bir ihtiyacınız olup olmadığını sormak için değil de… sırf sizi gammazlamak için gelen muhtara güvenir misiniz?

Diploması olmayanı reisicumhur, teröristi vekil, seçsinler diye milletin önüne koyan yüksel seçim kuruluna güvenir misiniz?

Oylar sayılırken elektrik gidince, 41 ilin kedilerini suçlayan enerji bakanına güvenir misiniz?

Hileyle gelip daha sonraki seçimleri de şaibeli duruma düşüren iktidara güvenir misiniz?

Elektriği çaktırmadan sizin şebekeden kaçak kullanan, wi-fi‘nızı sömüren, kızınıza yan gözle bakan komşunuza güvenir misiniz?

Müslüman bir ülkeye gayrimüslim bir ülkeden domuz ithal eden tarım ve hayvancılık bakanlığına güvenir misiniz?

Şike yapan hakeme, kulübünü satan başkana, kalesini satan kaleciye güvenir misiniz?

İcra ettiği müziğin notalarını başka memleketten araklayan “çalgıcı” sanatçıya güvenir misiniz?

Yabancı film senaryolarını millete yerli diye yediren yapımcılara güvenir misiniz?

Adı muhalif parti ancak iktidarın tekeri her patladığında stepnelik yapan siyasilere güvenir misiniz?

Koyunların başına, “kuzu postuna” bürünüp geçen “sözde kurda” güvenir misiniz?

Kendi yetiştirdiği evladına, “yalancının” iftirasıyla, sırtını dönen ana-babaya güvenir misiniz?

Adeta yalan yarışına girmiş her gün zift saçan, herşeyi tam tersinden yazan medyaya güvenir misiniz?

Bankaya koyduğunuz paralar banka müdürünün evindeki, “ayakkabı kutusundan” çıkarsa, müdür bey önce, “Benim, değil polis koydu” diye yalan söyleyip sonra da faizi ile alıp pişkin pişkin geri “ayakkabı kutusuna” koyarsa güvenir misiniz?

Hassas bir görevi ifa eden, korumakla yükümlü olduğu elçiyi vuran polis teşkilata güvenir misiniz?

Müslümanlara, “kafir” diyen şeyhülislama güvenir misiniz?

“Hırsızın”, hırsızlığını kendisine de, “makarna” verdiği için görmezden gelen yoksula güvenir misiniz?

Çocuk tecavüzcüsünü önce hamamda yıkayan, sonra da milletin meclisinde utanmadan sırıtarak aklayan vekile güvenir misiniz?

Yurt dışında vatandaşına hizmet edeceği yerde, pasaportuna el koyup kapı dışarı eden büyükelçiye güvenir misiniz?

Suçluları savunmak için sıraya giren, masumu gördüğü zaman sıvışan avukata güvenir misiniz?

Gerçek suçluları, salıp mağdurları “Yusuf” gibi zindana atan vicdansız hakime güvenir misiniz?

Bütün, bu hukusuzlukları yapanlara gücü yetmeyen ancak evinde çocuğuna bakan binlerce masum ev hanımını tutuklayıp hapse atan savcılara güvenir misiniz?

“HAYIR”, BEN GÜVENMEM!

Şayet, bugün “evet ben güvenirim” diyorsan; yarın başına belalar sağanak gibi yağdığı zaman, “Bu başıma neden geldi?” diye de sorma!

@erdogduy | YUNUS ERDOĞDU – yunuserdogdu@hotmail.com

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close