DünyaHaberler

Türkiye’de siyasetçilere suikast mı düzenlenecek?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AKP ile MHP’nin anlaşıp Genel Kurul’a getirdiği ‘başkanlık anayasası’nı görüşüyor. Dün akşamki görüşmelerde büyük olaylar çıktı. AKP’li ve CHP’li milletvekilleri Genel Kurul’da birbirlerine girdi, Meclis kürsüsü kırıldı, saksılar ve bardaklar havada uçuştu.

Bir taraftan doların “anlaşılmaz” iniş çıkışları, diğer taraftan meclisteki vekillerin kavga ve gürültüsü arkasından sosyal medyada iktidarın tetikçileri “AKtrollerin” ve derin yapılarla bağlantılı asılsız  hesaplardan siyasetçilere yönelik suikast söylentileri.

Bu iddialar üzerine Türkiye‘de olumsuz giden her hadisenin sorumlusu olarak gösterilen 1999 yılından bu yana Amerika Birleşik Devletleri (ABD)‘nin Pennsylvania eyaletinde ikamet eden Fethullah Gülen Hocaefendi’den açıklama geldi.

Son dönemde giderek artan “siyasilere suikast” söylentilerine ilişkin Hocaefendi;

“Hizmet’e yakın uyuyan hücrelerin” (!) IŞİD ve PKK ile birlikte, devlet büyüklerine ve muhalefet liderlerine suikast yapacakları iftirası sıklıkla dile getirilmektedir. Malum çevreler tarafından maksatlı olarak yayıldığına ve yeni kirli planların sahnelenmesi için zemin hazırlama amacı da taşıdığına inandığım bu tür bühtanlarla Hizmet gönüllülerine bir tuzak daha kurulmakta olduğundan endişe duyuyorum.” dedi.

KARLOV SUİKASTI İFTİRASI
Yakın zamanda vuku bulan suikast ve terör hadiseleri üzerinden Hizmet Hareketi’ne yönelik iftira kampanyasına hız verildiğine dikkat çeken Hocaefendi, bilhassa, iktidar çevrelerince beslendiği dillendirilen El-Nusra yanlısı bir katil tarafından işlenen Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov cinayeti sonrasında, dikkatleri kendilerinden uzaklaştırmak isteyen kesimlerin bu iftiraları Hizmet Hareketi‘ne attığına vurgu yaptı.

Türk hükümetinin, Hizmet Hareketi‘ne açık bir şekilde iftira attığını ifade eden Hocaefendi;

“Hükümetin başka suikastlara zemin hazırlayıp, suçunu da Hizmet Hareketi üzerine atabileceği” iddiasını dile getirmişti. Hocaefendi, “Dünyayı bu tür suçlamaların doğruluğuna ikna etmeleri mümkün değil” diye konuşmuştu.

Türk hükümeti, Rus büyükelçiye suikast gerçekleştiren polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş‘ın Hizmet Hareketi mensubu olduğunu açıklarken, Kremlin‘den yapılan açıklamada, delil yetersizliği nedeniyle Karlov suikastinin arkasında kimin bulunduğunu söyleyebilmek için henüz erken olduğu belirtilmişti.

İktidar yandaşı ve biat medyası, Samanyolu TV’de iki yıl önce ekrana gelen dizi sahnesi ile Rus Büyükelçi’nin Andrey Karlov’un öldürülmesi arasında bağlantı kurmaya çalışıyor.

Ancak, suikastten 25 gün önce TRT’de yayınlanan Sevda Kuşun Kanadında dizisinde de suikast sahnesi andıran bir senaryo çekildiği ortaya çıktı. TRT’nin dizisinde de tıpkı Rus Büyükelçi Andrey Karlov’un öldürülmesi gibi suikastçı de mekan olarak bir akşam resepsiyonunu seçiyor. İyi giyimli olarak resepsiyona katılan kadın suikastçı, tıpkı Rus Büyükelçiyi öldüren El Nusracı Mevlüt Mert Altıntaş gibi kısa bir tereddüt yaşıyor. Ancak suikastçi bu sırada tereddüt gösteriyor ve etrafındakiler Rus Büyükelçi’yi korumaya alıyor. Bu sırada silahın karşısına Yavuz Bingöl geçiyor. Ardından suikastçıyı öldürüyor. Suikastçının bir anlık tereddüdü Rus Büyükelçisini ölümden kurtarıyor. TRT, dizideki suikast sahnesinin yer aldığı videoları telif hakkını bahane edip internetten tek tek kaldırttı.

Öte yandan katil Altıntaş’ın uzun bir süre Rus bir kadınla yaşamasının ortaya çıkması üzerine cinayete yayın yasağı getirildi.

REİNA VAHŞETİ VE İZMİR TERÖRÜ
Reina vahşeti ve İzmir’i vuran terör hadisesini de iktidar medyası daha hadise devam ederken neyin ne olduğu henüz bilinmezken aynı istikamette suiistimal etmiş ve Hizmet Hareketi’ne bağlamıştı. Karlov suikastında olduğu gibi Reina vahşetini de yıllar önce Samanyolu TV’de yayınlanan bir diziye bağlamış ve gerçek faillerin üzerinden yükü almışlardı.

 
200 bin kişiyi, Hizmet Hareketi ile ilişkili olduğu gerekçesiyle tutuklayıp içeri atan iktidar buna rağmen her terör olayından sonra, canileri “uyuyan hücre” safsatası ile Hizmet Hareketi ile bağlantılı göstermekten geriye durmuyor.  

AKP İKTİDARI KLASİĞİ: SUÇU BAŞKASINA ATMAK
Türkiye’de iktidara geldiği günden itibaren yaşanılan bütün facialarda, afetlerde, soysal hadiselerde, hukuksuzluklarda iktidarda olduğunu göz ardı ederek muhalefeti ve Himzet Hareketi’ni suçlayan iktidar, 2000-2013 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayetlerin ve karanlık olayların dahi Hizmet gönüllülerinin üzerine yıkılmaya çalışıyor.

Açıklamasında, “Sümeyye’ye Suikast” yalanı ve 15 Temmuz kumpası gibi hadiselerle Camia’nın karalandığına dikkat çeken Hocaefendi,  aynı çevrelerin sahneye koyacakları yeni terör eylemlerini ve suikastları Hizmet gönüllülerinin üzerine atacaklarını yönünde uyarılarda bulundu.

Hocaefendi:

“Hele uzun süredir çabaladıkları ancak başarılı olamadıkları “Hizmet’i uluslararası alanda terör örgütü ilan ettirme” amacına ulaşmak için yeni entrikalar çevirecekleri, bir kısım eylemler/suikastlar düzenleyecekleri endişesi yersiz olmasa gerektir.” diye konuştu.

“SİYASİ SUİKASTLAR İÇİN TEDBİR ALIN”

Son dönemde muhalefet liderlerine IŞİD tarafından saldırı yapılacağı, bundan dolayı onlara zırhlı araç verildiği ve koruma tedbirlerinin arttırıldığı haberlerinden hemen sonra iktidar çevreleri ve onların sözcüleri sayılan medya tetikçilerince bu eylemlerin Hizmet mensupları tarafından işleneceği iftirasını yaymaları çok manidar olduğunun altını çizen Hocaefendi, Ayrıca, söz konusu haberlerin/söylentilerin Anayasa değişikliği teklifinin görüşülmeye başlandığı günlerde tehdit edalı olarak seslendirilmesi de dikkat çekti.

Hocaefendi:

“Şayet “siyasilere suikast” haberleri ciddi istihbarata dayanıyorsa, o hain planın engellenmesi için bütün tedbirleri almak yetkililerin vazifesi ve bizim de beklentimizdir. Bugüne kadar şiddetle en ufak bir ilişkisi olmayan Hizmet hareketini terör ve suikastla beraber anmak ise, ancak iftiradan ibarettir.” şeklinde konuştu.

ASIL SORUN: BÖLÜCÜLÜK, EĞİTİM VE FAKİRLİK
Ülkede olan biten her şer hadisenin kendilerine bağlanarak üstünün örtülmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Hocaefendi, tarihte eşine az rastlanacak şekilde zulüm, baskı, ayrımcılık, işkence ve tenkile maruz kalsalar da Hizmet’e gönül verenler demokrasi ve hukukun üstünlüğüne sadakatten asla ayrılmayacaklarını ilan etti.

Hocaefendi, hareket gönül veren kimlerin kanunî haklarını -imkânlar ölçüsünde- fakat mutlaka meşru dairede savunacaklarını bildirdi.

Şiddetin her türüne fersah fersah uzak bulunduklarını Hizmet müntesiplerinin önceliğinin, dünyada huzurun hâkimiyeti, barış ve birlikte yaşama olduğunu dile getirdi.

Mesajının sonunda Hocaefendi, “müspet hareket” sloganı ile yola çıkan Hizmet Hareketi mensuplarından her türlü baskı ve zulme rağmen huzur ve barış için bölücülük, eğitimsizlik ve fakirlik ile mücadele etmeye devam etmelerini istedi.

UKRAYNA HABER

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close