HaberlerYunus Erdoğdu

Milli takım neden kaybetti?

Elin Hırvat’ı, İspanyol’u topa vuruyor, biz de yiyoruz… İyi de sindiriyoruz… lakin, Mehmet Akif Ersoy
Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” demiş.

Tabiki de anlayana… ahmaklar, sürüler ne bilsin tefrikayı!

1995’ten beri eski Sovyetler Birliği coğrafyasındayım…

Sovyetler Birliği, döneminde Türki halkların farklı etnik guruplardan insanların bir arada ‘sorunsuz’ yaşadığını gördüm.

Aynı birlikte yaşayan farklı etnik kökendeki insanlar, anasıyla-babasıyla…  Sovyet sporcuları hep birlikte destekledi…

Naim Süleymanoğlu, Türk asıllı’ demedi… Arkasında durdu…

Sovyet sporcuları gerek istidatları gerekse toplu çarpan yüreklerin destegiyle ne kadar madalya varsa hep topladı.

Sovyetlerin başarısının arkasında; ‘halkların kardeşliği’, ‘yüreklerin birliği’ vardı.

Bugün hoşgörü ve saygı konusunda yer yer ‘gâvur’ dediğimiz hatta hakarete varan boyutlar sözler sarf ettiğimiz ülkelerin çok gerisindeyiz.

Bir milletin arasına tefrika yani bölücülük girmediği müddetçe düşman giremez.

Bir ayet: “Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.” (Âl-i İmrân,103.)

Bir de hadis: “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.”

Peki, İslam’ı kişisel menfaatleri için kullanan küfrün bütün sıfatlarını taşıyan ve onların arkasından sürüklenen sürüler bu ayet ve hadisten, Mehmet Akif Ersoy‘un beyitlerinden ne anlıyor?

Misal, İmam Hatip Lisesi mezunu 80 milyonun başındaki isim Erdoğan ne diyor vatandaşına hitaplarında; “Çok affedersiniz Ermeni”, “Bunlar Zerdüşt” (Kürtlere), “Biliyorsunuz kendisi Alevi” (Kılıçdaroğlu’na), “Bunlar çapulcu” (gezicilere) “haşhaşi” (Hizmet Hareketi mensuplarına), “vatan haini”, “sahte peygamber”, “alim müsveddesi”, “akademisyen de kalem tutan gazeteci de teröristtir”, “İsrail ajanı”, “Amerikan uşağı”, “paralel”, “komünist”, “kan emici sülük, “virüs”, “gavur”, “çocuksuz kadın yarım kadın”… 400’ü aşkın ayrıştırıcı itham!

Gemişte, Hitler de, Yadudi diye bölmüştü akıbeti ders olmadı mı?

Şimdi sen bu milleti, Ermeni, Yahudi, Gürcü, Kürt, Laz, Çerkez, Rum, Romen, Bulgar, Arap, Türk, Zaza, Yezidi… diye böl…

Laik anti-laik, sağcı-solcu, diye böl bölebildiğin kadar…

Çocuksuz kadını verdiğin gazla ‘fanatiğin’ dövdüğünde nereye gidecek?

Kendisini hedef gösteren cumhurbaşkanına mı sığınacak?

Önce milleti binbir parçaya böl, sonra bölünmüş milletin milli takımından başarı bekle…

Ağlanacak halinize, güldürmeyin adamı!

Hangi millete birik ve beraberlik eşitlik varsa o millet şampiyon olur… hem de her alanda olur; insanlık, spor, sanat, savunma, medeniyet, eğitim…

Birlik ve beraberliğin olmadığı milletler zayıflaması ve yıkılması o devletin de parçalanması mukadderdir.

Çok bilinen eski bir menkıbe vardır. Bir gün Oğuz Han, evlatlarını yanına çağırır; onlardan birine, bir ok vererek “kır” der. Çocuk onu kolayca kırar. İki ok verir, çocuk onları da kırar. Üç ok verir onlar da biraz zorlukla kırılır. Sonunda sadaktaki bütün okları vererek kırmasını emreder. Çocuk kıramaz.

Bunun üzerine der ki Oğuz Han: “Siz birbirinizden ayrılırsanız, hepinizi bu ok gibi birer birer kırıp parçalarlar; eğer birlik olursanız, hiçbir kuvvet sizi kıramaz.”

İşte hakiki lider örneği: Oğuz Han.

Eğer, AKP’lilerin millileri yerine Oğuzların milli takımı İspanyolların karşısına çıksaydı yenilmezdi…

@erdogduy | YUNUS ERDOĞDU – yunuserdogdu@hotmail.com

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close