HaberlerSpor

Sert olan kazandı

Müthiş bir derbi geride kaldı, özellikle son yıllardaki Fenerbahçe – Beşiktaş derbileri oldukça tempolu ve futbol dolu geçiyor. Dün akşam da bunun yeni bölümünü izledik. Beşiktaş kazansa şampiyonluk şansı bence yüzde 80 olacaktı, beraberlikte ise en az yüzde 65 seviyesinde şansını koruyacaktı.

Fenerbahçe müthiş derbiyi 2-0 kazanarak şans makasını daraltmasını bildi.

Maç öncesi iki takımın da artıları ve eksilerine baktığımızda iki zıt takım karşımıza çıkıyordu, Fenerbahçe çok daha sert ve oyunun savunma yönünü oynayarak kazanmaya çalışan, Beşiktaş ise tamamen hücum bölgesinde etkili olarak sonuca giden konumdaydı.

Fenerbahçe hücumcu savunma bekleri ve stoperleri ile önlerindeki Mehmet Topal iskeletine sahip olmanın avantajına sahipti. Beşiktaş ise savunmadaki yabancılık ve defolarını hücuma kattıkları ve oyunun iki yönünüde iyi oynayan Oğuzhan, Atiba, Sosa üçlüsü ile kapatacaktı. İki teknik direktör de adeta maçı ekipleriyle birlikte kafalarında defalarca oynamıştır. Şenol Güneş düzeninden ve kazanmaya yönelik şablonundan geri adım atmayarak çıktı maça, fakat karşısında çok farklı ve stratejisini tamamen değiştirmiş bir Pareira Fenerbahçe’si buldu.

Fenerbahçe önceki yıllarda özellikle Topal, Emre, Raul
üçlüsünün ayakları ile topa hükmederek, baskıdan pasla sakin çıkarak derbi pratiğini oturtmuş ve rakiplerine üstünlük sağlamıştı. Bu yıl ise Raul’un uzun süren ve muhtemelen iyileşmeyecek sakatlığınında hissettirdiği eksiklikle pas yapan ve oyunu yönlendiren bir orta saha oyunu oynaması çok zor. Bundan dolayı Topal ve Souza’nın ikili mücadelelerdeki üstünlüğü ve sertliğine Alper’in deliciğini ekleme planını işleme koydu. Nani gibi bir yıldızı böyle bir derbide keserek topa hükmetme planını bir kenara bırakıp Apler ve Volkan ile hücum presi üzerine oyun planını oturttu. Duran toptan gelen şık golle enerjisini de artırarak Beşiktaş’ın en büyük avantajı olan orta üçlüsüne nefes aldırmadı. Şok presler ile hep eleştirdiğimizin aksine kazandığı toplar ile çok hızlı şekilde kaleye indi ve maçı koparacak pozisyonları üretti. Son vuruşlardaki gerginlik ile maçı koparamadı. Bu arada oyunu önde kurmanın verdiği risk ile kaptırılan iki top ile Beşiktaş iki önemli pozisyonu değerlendiremedi fakat ilk yarı Fenerbahçe rakibini sıkıştıran bir oyun ortaya koydu. Çok sert bir başlangıç yaparak topa daha az sahip olarak, ama daha etkili olarak ilk yarıyı tamamladı.

Avrupa Ligi’nde, Türkiye Kupası’nda ve ligde art arda oynanan maçlar ile kırık kaburga ve adele sakatlığına rağmen oynayan Mehmet Topal’lı Fenerbahçe ikinci yarıya değişiklik ile girmeliydi diye düşünüyorum. Hele agresif tutumunu sarı kartı olmasına rağmen sürdüren Caner de oyunda iken. Değişiklik gelmeyince Fenerbahçe hiç pas yapamaz oldu, kontra ataklara da çıkamadı. Beşiktaş ise ilk yarının aksine daha sakin, sabırlı ve özellikle Quaresma ve oyuna giren Gökhan Töre’nin de katkısıyla oyunun hâkimiyetini tamamen eline aldı. Peş peşe girilen pozisyonlarda Volkan Demirel gole izin vermedi. Beşiktaş Fenerbahçe’nin aksine tempolu değil temposuz pas oyunu ile pozisyonlara girdi. İşte o anda başlangıçtaki doğru stratejisi tıkır tıkır işleyen Pareira, süre aşımını farketti ve Nani ile Ozan’ı oyuna dâhil etti. Biraz daha toparlayıp Nani’nin topu tutarak rahatlatması ile rakibinin baskı etkisini kırdı. Beşiktaş defansının birbirine ve rakiplere yabancı kalışını değerlendirip ani presle topu kazanan Ozan’ın katkısı ve asisti ile maçı koparan golü de Nani kaydetti ve Fenerbahçe önemli bir galibiyet aldı.

Bu maç bazı noktalarda Pareira ve ekibine ders olmalı.


1. Özellikle bu orta saha kurgusu ile oyuna hükmedemeyecek olmanın alternatifini bu şekilde önde pres ve savunma üzerine delici kuşular yapan oyuncular ile geliştirmeyi nihayet görmüş oldu. Aynı alternatif Souza kesilerek Alper ve Ozan’ı ön liberedo kullanarak geliştirilebilir.

2. Caner gerektiğinde Hasan Ali ile önlü arkalı oynayabilir.

3. Daha da önemlisi Persie kötü halinde bile yerden ve havadan sırtı dönük top alıp yaptığı servisler ile takımının hücum aksiyonlarına “zekâ” katabilir.

STANDARTSIZ ÇAKIR

Cüneyt Çakır’ın ne zaman nerde maç yönettiği bir tarafa standart dışı skandal kararlara attığı imzaları bir kez daha görmüş olduk. Galatasaray derbisinde Alves’i haklı olarak oyundan atan, Nani’yi Manchester United takımında oynarken göğüse tekme girişiminden dolayı oyundan atan cüneyt Çakır Beck’in Volkan Şen’in sırtına kasıtlı tekmesi ve basmasını görmezden gelmesi kendine has bir tutumdu. Standart dışılık uzmanı Cüneyt Çakır, bunun etkisinde kalarak Caner Erkin’e karşı olan sabır limitlerini de artırmak zorunda kaldı. Souza’nın rakibi arkadan çekip hızlı hücumu kesmesine de sarı kart çıkaramadı. Çok hata yapmadı ama büyük hatalar ile standartları alt üst etmeyi başardı.

VOLKAN DEMİREL

Golü atan Volkan Şen’den tutun ilk yarı fırtına gibi esen Alper’e kadar Fenerbahçe takımı için birkaç ismi ön plana çıkarmak mümkün. Yine de maçın adamı tartışmasız Volkan Demirel oldu. Beşiktaş takımının art arda bulduğu pozisyonlarda müthiş kurtarışlar yaparak skor üstünlüğünün takımında kalmasını sağladı. Volkan Demirel’in minimum performansı bu olmalı, bunun da iyisini yapacak kalite, potansiyel, tecrübe, yetenek ve kaliteye sahip.

Yeter ki “kafa olarak” maçın içinde kalsın…

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close