HaberlerSpor

İYİ NİYETLİ TAKIM

Kazandığı 14 maçın onuncusunu da terk farkla kazandı Fenerbahçe. Kendi sahasında Rize Spor’u ağırladı ve penaltıdan attığı iki golle maç fazlası ile liderliğini devam ettirdi. Maç önü röportajında “Bu maç şampiyonluk maçımız” demesi enteresandı Pareira’nın. Takımındaki performans ve motivasyon düşüklüğüne dikkat çekerek motivasyon sağlıyordu kanımca. Fenerbahçe maça çıkarken puan kaybı ihtimalini çok imkân dışı görmüyordum. Bunun sebepleri ise maddeler halinde şu şekilde sıraşanabilirdi:

1.Şener sene başında müthiş form grafiği yakaladı, ancak Gökhan öyle bir döndü ki hem savunma hem hücumda bir müthiş enerji ve dayanıkılık getirdi takıma. Özellikle ikili mücadele kazanmada ve top çalarak hücuma çıkmada Gökhan’ın yaptıklarını yapabilmesi çok zor gözüküyordu Şener’in.

2. Diego en eleştirdiğim oyuncu, o bile o görevi yapamazken Ozan’ı üzerine merkez istasyon görevini yıktı Vitor Pareria. Haliyle beklentiler de çok yüksek. Ozan ilk başlarda Diego’dan daha fazla katkı sağladı, en azından ondan daha çabuk, daha dikine ve daha girişken oynadı. Buna rağmen son maçlardaki pas hataları ve top kayıpları kaçınılmaz hale geldi. Ozan geriden gelerek oyuna katılan oyuncuyken aksi rol biçildi kendisine. Çok başarısız diyemeyiz, fakat bu orta saha kurgusunda kendisinden o derece üretkenlik beklemek çok hayali. Souza ve Topal destekli merkezden set hücumu kurması zor gözüküyordu Fenerbahçe’nin.

3.İşte bir önceki sebepten kaynaklı hücum tıkanıklığını çözecek en etkili oyuncu Nani Fenerbahçe takımında. Gecen hafta Eskişehir deplasmanında 3 golde de Nani vardı.

Nani’nin yokluğunda Alper veya Volkan Şen, ikisi de kapalı savunmaya karsi kilit açıcı rolü istikrarlı bir biçimde yerine getiremiyor. Markoviç, Alper, Volkan üçü de oyunun içinde sürekli kalıp etkin olan oyuncular değiller çoğunlukla.

Nani oynamıyorsa takım olarak pas hızını artırmalı ve rakip kaleye gitme süresini kısaltmalı Fenerbahçe futbol takımı.

Tüm bu dezavantajlar yanında rakip Rize Spor’un en önemli oyuncusu Kweuke’nin sakatlığı nedeniyle formasından uzak kalışı Fenerbahçe için nispeten rahatlatıcı bir gelişme oldu.

Fenerbahçe yukarıdaki tüm kurgusal aksaklıklara rağmen rakibine çok net bir baskı kurdu, her dönen topu bir basketbol takımı gibi topladı. Bir iki kaptırılan topta ise tekrar iyi bir basketbol takımı gibi savunmaya koşarak ikili mücadele ile kazandığı topları hücuma sokmaya çalıştı. İşte bu noktada Josef, Topal, Ozan doğaları gereği yetersiz kalıyorlar. Altını mutlaka çizmeli, bu oyuncular o kadar iyi niyetli ki kendilerinden isteneni fazlası ile yapmaya çalışıyorlar. Üçüncü bölgeye dikine top sürüyorlar, ceza sahasına girip pas ve şut kovalıyorlar, kanatlara açılıyorlar, fakat tekrar etmek gerekirse doğaları gereği beklenen hücum etkinliğini oluşturmaları çok zor. Yine de ilk yarıda iyi niyetlerinden ve güçlerinden kaynaklı orta şiddet baskısı ile iki penaltı kazandılar ve ilk yarıda net skor elde ettiler.

Buna karşın ligin başından bu yana ikinci yarıda en az şut attıkları bir devre oynadılar. Volkan Demirel’in sorumsuzca sebep olduğu penaltı maçı ortaya getirdi. Fenerbahçe’de Topal ve Souza başta olmak üzere defans dörtlüsü defansif hamleleri yerinde yapsa da inanılmaz kötü bir hücum performansı sergilediler takım halinde. İleride top tutamadılar, çünkü top ayaklarına gelir gelmez ya top ezdiler ya da rakip oyunculara kolayca kaptırdılar. Özellikle Markoviç ve girdikten sonra Alper bu anlamda tam bir hayal kırıklığı oluşturdular. Persie’nin girişi de mutsuzluğu ve takımın kötü oluşuyla etki oluşturamadı. Fenerbahçe aldığı bu zor maçları bir iki maç alamaz ise yarıştan kopma noktasına gelebilir. Bu nedenle küçük ama değerli bir iki hamle ile bu aksaklıkları çok rahatlıkla giderebilir.

ALGI KURNAZLIĞI

Bir senedir en çok şut atan ve pozisyona giren takım olmasına rağmen penaltı kazanamayan Fenerbahçe, çok net üç penaltı kazanınca medya vasıtası ile algı kurnazlığı yapılıyor. Öyleki Eskişehir maçında Nani, dün akşam ise Volkan’ın kaval kemiği arkasına rakip oyuncular tarafından vurulan net darbe penaltı değilmiş? Dün akşam hakem Deniz Ateş Bitnel verdiği üç penaltı kararında son derece haklıydı. İlk penaltı kafasını kurcalamış olacak ki bir ara kontrolü kaybeder gibi olsa da hemen toparladı ve iyi maç yönetti. Rize Spor lehine hiç çekinmeden çaldığı penaltı düdüğü ise “küçük takımlara olunca çalınmıyor” yalanını yüze vurur türündendi!

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close