Haberler

Ben bir gazetecinin kızıyım…

Karanlık bir süreçten geçiyoruz. Yolumuz daha da kararacak belki, daha da uzayacak. Ne zaman güneşin umut dolu sıcaklığını hissederiz bilmiyorum. Fakat şahit olduklarımın ağırlığı altında soğuğu delmeye çalışan bir kardelen gibi mücadele ediyorum.

Evet, pek çok acı gördük bu zaman diliminde. Pek çok gözyaşı yüreğimize dokundu. Fakat tüm bu olan bitenin ardında sürecin görünmeyen kısmında, babalarının onurlu duruşuyla gururlanan bizler vardık. Şerefli insan olmak üzerine en iyi örneklere şahit olan bizler vardık… Varlığımızı unuttular belki ya da hiç bilmediler bizi. Ama biz ruhumuza derince kazınan hatıraları unutmayacağız. İşte ben de daha iyi hatırlamak, insanlara daha iyi anlatmak niyetiyle, defalarca gittiğim bir gazete binasına onca kargaşaya rağmen tekrar gitmek istedim. Rica ettim babamdan. İçeri almasalar da kapıda tutarım demokrasi nöbetimi. Şahit olmalıyım, bir tarih yazılıyor dedim. Kırmadı beni.

Evet, ben bir gazetecinin kızıyım. Hatırı sayılır zamanımı gazetecilerin, kâğıtların arasında mekik dokuyarak geçirdim. En dürüst insanlar arasında büyüdüm. Yaşatmak için yaşamayı gaye edinmiş insanların arasında. O yüzdendir ki Bugün TV yuvam olmuştu, o yüzdendir ki aslında çocukluğum gasp edilmişti benim. İlk kez yabancılaşmıştım bir medya binasında. Tanıdığım simalardan çok polisler görmüştüm önceden rahatça yürüdüğüm koridorlarda. Hüzün çöktü yüreğime. Demokrasi mücadelesinin tarihini yazıyordu güzel insanlar. Şerefli olmanın bedelini, biber gazlarıyla tazyikli sularla ödüyorlardı. Hep o bilindik ifade vardı yorgun simalarda ‘biz görevimizi yaptık, biz bırakmadık kalemlerimizi’ diyorlardı bakışlarıyla. Tek silahı kalemi olanlara karşı, ellerinde tüfekleriyle polisler, TOMA’lar dizmişlerdi kapımıza. Bir yandan da fidan misali gençler küçücük avuçlarıyla karşı koyuyorlardı o TOMA’lara. Benimse korkusuz yüreğimin aksine zaman zaman yaşaran gözlerim sinirime dokunuyordu. Sonra silkelen dedim kendime. Sen böyle insanlarla böyle yiğitlerle büyüdün…

İçimden binlerce söz verdim kendime, vatanıma.

Gördüğüm ahlaka yakışır bir biçimde verdim sözlerimi.

Mücadele eden onurlu gazetecilerden olacağım dedim.

Unutmayacağım dedim.

Unutmayacağım ki göstereceğim herkese.

Vicdan yoksunu insanların bıraktığı enkazda yetişen çiçekleri göstereceğim.

Boşuna yaşamıyoruz diyeceğim dünyada.

Zulme zulüm demiyorsak, işte o zaman boşunadır yaşadığımız!

Susuyorsak yiğitler dimdik duruyorken, utanalım insanlığımızdan!

Tek gayemiz nefis tatmin etmekse, ne diye vardık, ne diye var olduk diyeceğim!

Zamanı gelecek, büyüyeceğim. İşte o zaman sabah baskını haberleriyle uyanan ve acımasızca biber gazına maruz kalan gazetecileri gördüğünde, nefesi kesilen genç bir kızdan daha fazlası olacağım.

EBRAR BEYZA ÖZCAN (Kayyum tarafından işine son verilen Bugün Gazetesi Ekonomi Müdürü Zafer Özcan’ın kızı.)

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler