HaberlerSpor

Futbolun mucizeleri ve matematik

Reklam

Matematiği vardır futbolun ve çoğu zaman en çok bilinmeyenli matematiksel denklemlerin hesaplayıcısı olmuşuzdur. Bir önceki yazıda hesaba bile katmamıştım bu sebeple direkt katılma olasılığımızı 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na! Ama katılıyoruz, en iyi üçüncü olarak direkt gidiyoruz Fransa’ya…

Öyle bir denklemi çözdük ki, düşünün ilk beş maç beş puan alan birtakım, oyun olarak ve hava olarak ise egolara teslim olmuş, dip yapmış bir milli takım! Önünde Hollanda gibi bir rakip ve ümitsizlik… Hollanda maçı dönüm noktası oldu; jenerasyonu tükenme noktasına gelmelerini iyi yakaladık ve farklı galip gelerek play-off turunu düşünmeye başladık. Yanıldık çünkü Türk Milli takımı iseniz daha bilinmeyenli denklemler ile karşı karşıya kalırsınız ve kaldık!

Ve başınızda Fatih Terim varsa bu tür mucize gözüken denklemlerde şans yanınızda olur. Çok da güzel oldu açıkçası…

Enteresandır; Ukrayna, İspanya’ya kaybedecek, sonuncular değil gurupların sondan bir önceki takımları ile olan maçlar hesaba katılacak, Kazakistan ne olursa olsun deplasmanda Letonya’yı yenecek biz de evimizde İzlanda’yı yeneceğiz ve en iyi üçüncü olarak direk şampiyonaya katılacağız… Bu bir hayaldi, bu gerçekleşmesi çok güç olan hayal gerçek oldu!

Çek Cumhuriyeti maçı sonrası Terim’in futbolun bazı gerçekleri ile yüzleştiğini ve artık daha kompakt bir oyun oynatmaya başladığına değinmiştik. Terim’in artık yürü aslanım, saldır koçum felsefesi işlemiyordu. Oyunun savunma yönüne, özellikle böyle turnuvalarda dikkat edilmesi gerektiği gerçeğini benimsemek son beş maçta kazanılan on üç puanın temel sebebiydi. Fatih Terim, dünkü maça da bu gerçekleri düşünerek çıkmış gözükse de bu sefer gereksiz abartmıştı sanki kendi sahamızda forvetsiz 4-6-0 oynuyorduk. Bu yüzden üretemedik. İlk dakikalar hariç baskı da kuramadık açıkçası, çünkü risk almadan beraberliği garantileyerek oynuyorduk ki mucize denklemlerin çözülmeye başladığı haberleri geldi. Hollanda evinde Çeklerden fark yiyor, Kazakistan ise Letonya’da golü buluyordu. Hemen Gökhan Töre, Cenk Tosun ve Umut kozlarını sahaya sürdü Fatih Terim. Töre inanılmaz sorumsuz ve disiplinsiz davranıp kırmızı kart görse de eksik olmamıza rağmen bir baskı kurma gayretindeydi takım. Bu baskıyı kısmen kurduk ve harika bir gol bularak maçı kazandık.

İNANMAK

Selçuk İnan’ın soyadı üzerinde topa inanarak gelişi, yedek kulübesi ve sahadaki oyuncular ile adeta ülkenin bu inanca sinerji katması ile maçın son anlarında serbest vuruş golü ile İzlanda’yı 1-0 mağlup ettik ve diğer maçların sonlanması ile Fransa’da gerçekleştirilecek olan Avrupa Şampiyonası’na direk katılma hakkı elde ettik. Forvet pozisyonundaki eksiklerimize rağmen bu turnuvanın iyi kadrolarından biri bizde. Önceki turnuvalara nasıl bir renk katıp iddialı bir takım olduysak, bu turnuvada da farkımızı hissettireceğimizi hissediyorum. Temennim odur ki, uzun yıllar sonar takım fanatizminden bağımsızlaşmayı sağlayarak yakalanan milli takım havası devam eder, takım yöneticileri egolarını tamamen bir kenara bırakır ve Fransa’da iz bırakan bir takım oluruz…

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

Reklam
Etiketler
Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close