HaberlerSpor

Geometrik futbol

Reklam

Fenerbahçe iki hafta önce kendi sahasında Sivasspor’u 4-1 gibi net bir skorla yenerken oynadığı futbol ile izleyenleri pek tatmin etmemişti! Farklı skora rağmen pozisyon bolluğu da yoktu! Dün gece Mersin İdmanyurdu takımını ağırladığı maç bittiğinde ise skor tabelasında Fenerbahçe’nin 1-0 üstünlüğü gözüküyordu; ancak maç içinde başta Sow olmak üzere Kuyt, Caner, Alper, Diego ile sayısız gol pozisyonundan yararlanamadı! Üstelik Diego ile bir de penaltı atışını değerlendiremedi!

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve yöneticiler bir açıklama yaparak saha istatistikleri ile taraftarına ümit vermeyi amaçladılar. Açıklamaların kaynağı belirtilmiş olsa da takımın geçen yılın gerisinde olduğu ve eleştiriyi hak ettiği gerçekti! Yöneticiler “pas, şut, pozisyon…” gibi verilerde üstünlük olduğunu, tek eksiğin gol olduğunu belirttiler, fakat bunu futbolu bilenler gerçekçi bulmadı! Zira Fenerbahçe’nin “kaplumbağa yavaşlığındaki oyunu” ve baskı kurmadan oynaması söyledikleri gibi “algı operasyonu” değil haklı eleştiriydi! İşte dünkü oyuna kim ciddi eleştiri getirebilir? Peki, övgüleri eleştirilerinden çok daha fazla maç için, Fenerbahçe’nin değiştirmeyi başardığı unsurlar nelerdi?

  1. Fenerbahçe ikili mücadelelerde her zamankinden daha güçlü, diri ve dikkatli idi! Oyuncular rakiplerine karşı ayakta kalmayı başardılar.
  2. Özellikle iki stoperi rakip hücumculara daha yakın ve temaslı oynadı, böylece ilk 15 dakika haricinde rakiplerinin topla kaleye yüzünü dönme oranını minimize etmeyi başardılar!
  3. Rakibin en etkili kozu, hızlı ve etkili kanat oyuncularını iyi analiz etmiş olacaklar ki, özellikle Alper –özellikle hızlı atak riski olan duran toplardan geriye dönüşlerde- adeta Nakulma’nın sırtında oynadı!
  4. Oyuncular daha istekli, daha diri ve “futbol aklına” biraz daha hakimdi! Eksiklikler görülse de, daha önce sahip olunmayan koordinasyon ve organizasyon oranını bir iki adım daha öne taşıdılar.
  5. Alper ve Kuyt, rakip kaleye yakın bölgede Sow’un yanına yaklaşarak hücum bölgesindeki üretkenliği artırdılar! Burada eleştiri getirmek kaçınılmaz oluyor; Oynadığında Emenike’den çok daha fazla ceza sahasına giren, ileri uçta oynayan arkadaşına daha çok yaklaşan, duvar paslarını çok daha fazla yapan, müthiş dripling ve koşuları ile topu süratle rakip alana ve kaleye taşıyan, gerektiğinde geri dönüşleri, rakip karşılamayı yaparak takım savunmasına katkı veren Alper bu görüntüde iken haftalardır formsuz Emenike’yi daha da tüketmek yanlıştı!
  6. 6. M.Topal, Emre ve özellikle Raul statik oyun tarzından sıyrılarak çok daha fazla hareket ettiler! Topal’ın savunma ve hücumda çaldığı sayısız top, Emre’nin oyunu daha iyi yönlendirmesi bunun göstergesi! Dahası ise sakatlanıp çıkana kadar ki oyunu ile Raul’un iki yönlü etkili oyunuydu; Savunmada kendi ceza alanına kadar gelen, hücumda ise atılan goldeki gibi rakip kaleye yakın bölgelerde etkili pas alış-verişlerine imza atan Raul bu performansını en azından muhafaza etmeli! Kaynağı bir twitter adresi olan @Futbol_Akademi ‘den alıntı yaptığımız resimli veride Raul’un adeta “sahada basmadık yer bırakmadı” tabirini nasıl hak ettiğini görmek mümkün!

7.Tüm bu doğrularında ötesinde Fenerbahçe takımının en etkili doğrusu gerek birinci ve ikinci bölgede baskı altında kaldığında, gerek kapalı savunmaya karşı set oyunu kurduğunda yapmayı başardığı dar alanda kısa, isabetli ve -önceki maçlara göre- çok daha hızlı paslarla çıkmasıydı! Bir başka ifade ile, Fenerbahçe’nin hızlı ve koordinasyonlu üçgenler, dörtgenler, hatta beşgenler çizercesine oynadığı geometrik futbol etkili oyunun temelini oluşturuyordu! Burada rakibin pasif kalışının etkisinin de ne derece yardımcı olduğu sanırım önümüzdeki hafta oynanacak zorlu Başakşehir maçında daha net anlaşılacaktır.

 

Tüm bu doğrulara rağmen Fenerbahçe bu kadar net pozisyonlar yakaladığı maçta daha bitirici davranmalı ve skora daha rahat gitmeyi başarmalı. İlk 15 dakikada olduğu gibi maçlara dağınık başlamamalı, zira ilk golü yiyen takım olsa bütün oyunun gidişatı tamamen değişebilir. Beşiktaş ve Bursaspor deplasmanlarından sonra, en zor maçında kendi sahasında Başakşehir ile oynayacağını düşündüğüm Fenerbahçe’nin, aynı doğruları ne derece sahaya yansıtabileceğini merakla bekliyorum!

STANDARDI SARSAN HAKEM HATALARI

Bülent Yıldırım maçın genelinde iyi bir performans sergiledi gibi gözüküyor! Fenerbahçeli Alves, Caner, Mehmet Topal’a verdiği kartlar doğruydu! Özellikle Caner’e verdiği kart çok yerinde ve cesur bir karardı! Fakat aynı kartı Mersin ekibinin orta saha oyuncusu Halili’ye göstermemesi standardın ibresini olumsuz yönde etkiledi! Egemen ve Servet’in elle oynama itirazı olan pozisyonlarındaki alakasızlığı iyi çözerek oyunu devam ettirdi! Diego’ya verdiği penaltı da kalecinin göğsü ve eli ile sol ayağa olan darbesi her ne kadar penaltıyı gerektirse de, bu penaltıyı Diego aldı ve hakem takdir hakkını penaltıdan yana kullandı! Aksi yönde kullanacağı takdir hakkına da itirazlar çok şiddetli olmazdı! Asıl büyük hata maçın 54. dakikasında Mersin ekibi savunmacısı Halil Efe’nin Sow’un topunu blok ile kesmesiydi! Sarı kartı olan Halil Efe penaltı kararı ile birlikte oyundan ihraç edilmeliydi! Çizgi hakemi ile yan hakemin çok net elle oynamayı görmemesi orta hakem Bülent Yıldırım’ın genel anlamdaki pozitif yönetimini maalesef sarsmış oldu!

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

Reklam
Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close