HaberlerSpor

Futbol oynamak isteyen iki takım

Reklam

Gaziantepspor’un diğer Anadolu takımları gibi, sadece kendi ceza sahasına gömülen bir oyun oynamayacağını maçtan önce tahmin etmiştim.

Nitekim ilk dakikalarda, İbrahim Akın’ın liderliğinde uzaktan şutlar ile etkili oldu.

Fenerbahçe ise tıpkı, Trabzon deplasmanındaki gibi yavaş ve aheste pas oyunu ile düşük tempoda oyuna başladı. Bu dakikalarda konuk ekip rakip kalede üç etkili şut ile golle burun buruna geldi, ancak Mert Günok’un harika kurtarışları ile gole izin vermedi. Ayrıca kontralara çıkarken, Bekir’in inanılmaz kritik müdahaleleri Fenerbahçe adına kurtarıcı rol oynadı.

Fenerbahçe’de Diego ve üçlü forvet düzeni riskli olabilirdi, ancak Diego ilk yarı sonunda en çok koşanlar listesinde Caner’in hemen arkasında 5 bin metre ile zirvedeydi.

Kaldı ki, Diego Ribas oyundan çıkana kadar, Fenerbahçe hücumlarını iyi yönetti.

Hangi hücumlardan bahsediyor acaba diye sorulabilir! Evet, Fenerbahçe özellikle 30’uncu-45’inci dakikalar arasında inanılmaz baskı kurdu.

Temposuz başladığı maçta pasın ve topun hızını artırıp, oyunu iki kanada çok güzel açtı. Ancak Gökhan’ın Emenike’ye çıkardığı, onun ise 6 pas yayında bitiremediği pozisyon dışında çok net pozisyona giremedi. Uzaktan şutlar ile etkili olmaya çalıştı ve bu şartlarda yanlış bir strateji değildi.

Takımın skor üretememesinin (böyle bir baskıyı kurduğunda dahi)  en temel sebebi Fenerbahçe’nin gol silahları Sow, Kuyt ve Emenike’nin etkisiz ve geçen yılın özellikle ilk dört beş haftasından sonraki güçlü hallerinden çok uzakta olmaları. Bu durumda istekli ve arzulu gözüken Diego’ya duvar olabilecek oyuncu Webo var iken, kendisi ile oyuna başlanması kâğıt üzerinde daha doğru duruyor, yine de eleştirir iken İsmail Hoca’nın düşüncesine ve hamlesine saygı duymak gerekir.

İkinci yarıya da istekli başladı Fenerbahçe. Devam etmesi gereken bu istekli ve arzulu oyun Emenike ve Emre’nin tartışması sonucu, taraftar ve Emenike tartışmasına dönüştü, böylece Fenerbahçe’nin tüm oyunu olumsuz etkilendi. Oynamaya gelen Gaziantepspor işte bu dakikalarda gol şanslarını değerlendirse, Mert ve Bekir’i geçebilse Fenerbahçe’nin maçı çevirmesi imkânsıza yakın olacaktı!

OYUNCU DEĞİŞİKLİKLERİ
İsmail Kartal’ın istekli ve arzulu Diego’yu çıkarmasını anlayamadım, Kuyt ve Sow bu kadar etkisiz ve güçsüzken kendisine, Webo gibi duvar oluşturacak oyuncu girmişken Diego’yu çıkarması bence yanlıştı. Defans üzerine ve arasına koşular yapan Alper’in girmesi ise bir o kadar doğruydu. Son Selçuk değişikliği ise İsmail Hoca’nın en büyük çelişkilerinden!

Artık Selçuk hamlesi yerine M. Topuz gibi, Hasan Ali’yi sol beke alıp Caner’i sol öne atmak gibi hamleleri düşünmeli İsmail Hoca! Son dakika Alves’in kademesi olmasa en çok konuşulan konu Selçuk Şahin olurdu! Bunların yanında en büyük merakım şu: Dirk Kuyt neden hiçbir zaman oyundan alınmaz?

3 PUAN’I GETİREN PENALTI

Fenerbahçe giderek oyundan düştüğü 80. dakikalarda Gökhan Gönül’ün ceza sahası içindeki koşusunda yerde kalmasıyla penaltı kazandı. Deplasman ekibinin sol bek oyuncusu Şenol Can’ın eliyle Gökhan’ın omzuna müdahalesinde orta hakem Ali Palabıyık kararsız kaldı, fakat 6. Hakemin kararı sonrası Fenerbahçe Emre ile golü buldu. Bu pozisyon çok tartışılacaktır, çünkü Gökhan’a yapılan müdahale penaltıyı gerektirir mi diye tekrar tekrar pozisyonu izlediğimde yüzde 40 penaltı değil, yüzde 60 penaltı gibi geldi. Futbolda kararlar ya siyahtır ya beyazdır diyenler çoğunluktadır, ancak böyle gri renkli kararların da meydana geldiği anlar futbolda var ve tartışılır!

Sonuç olarak Fenerbahçe’nin eksileri an itibariyle artılarının önünde! Eksileri artıya çeviremez, 30-45. dakikalar arası oynadığı oyunu genele yayamazsa, yabancı saha bir yana kendi sahasında da zorlanmaya devam eder, Fenerbahçe.

HANİ TAKIMA HUZUR GELMİŞTİ?

Ersun Yanal’ın gidişi ile Fenerbahçe muhabirleri oyuncuların İsmail Kartal’ı çok ama çok sevdiğini, özellikle arası Ersun Yanal ile bozuk olan Emenike ve Sow’un  (bu da kendilerinin iddiasıdır) artık huzur bulduğu yönünde haberleri pompalıyor!

Bir hafta arayla takım arkadaşları ile tartışan bu iki oyuncunun sosyal medyada resim paylaşarak “mutluyuz” pozu vermeleri gerçekçi gelmiyor! Kaldı ki, psikolojik huzursuz görüntülerinin yanın da fizik gücü olarak da geçen yılın gerisindeler. Oyuncular açısından bakıldığında, üst paragraftaki gerçeğin yanında tribünlerdeki huzursuzluk ise sıkıntıyı büyütüyor. Fenerbahçe Kulübü yönetiminin Passolig rantına karşı haklı ancak geç kalan tavrı tribünleri boş bırakırken, dolu kısımlar ise huzursuzluk kaynağı oluyor! Taraftar maç kazandırmalı, fakat dün akşam taraftar bunun tersine hareket ederek zarar verdi! Fenerbahçe taraftarı maçın büyük bölümünde sessizdi! Sesini yükselttiği anlar  “siyasi içerikli” sloganların atıldığı ve Emenike’nin gereksiz yere şiddetli biçimde yuhalandığı dakikalardı!

MAÇIN HAKEMİ
Ali Palabıyık genç bir hakem, dün akşamki yönetimi büyük oranda iyiydi. Özellikle El Yasa, Eray ve Gökhan Gönül’e gösterdiği kartlar doğruydu. En dikkat çeken yönü oyunu oynatmak istemesi! İki oynamak isteyen takım ve oynatmak isteyen bir hakem vardı sahada. Maçın başlarında zaman geçirmeye çalışan kaleci Eray’ı uyardı ve ikinci yarıda sarı kartı haklı olarak gösterdi. Gökhan Gönül her ne kadar koşayım mı diye sitem etse de oyunu yavaşlattığı için kart görmesi yanlış karar değildi. Kaldı ki Gökhan bir gün önceki demecinde rakiplerin oynatmamak üzerine kurulan oyun tarzını eleştirmişti!  Sakatlıklarda atakları kesmeden oyunu oynatması, oyun durunca yanlarına gitmesi de Ali Palabıyık’ın diğer olumlu özelliği olarak dikkati çekti.

Ancak kendisinin devam ettirdiği, çizgi hakeminin çaldırdığı, tartışılan penaltı kararı konuşulacaktır, bu da futbolun doğasındaki adaletsizliği!

SERHAT KILIÇ | UKRAYNA HABER – serhat_kilic_as@hotmail.com @serhat5407

Reklam
Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close