Haberler

[HABER PORTRE – AHMET DAVUTOĞLU] ‘Hoca’lıktan Başbakanlığa uzanan yol

AKP dış politikasının mimarı olarak değerlendirilen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Recep Tayyip Erdoğan sonrası başbakan olacağı dün resmen açıklandı.

Davutoğlu, birikimi ve hitabet gücünün yanı sıra son dönemde Erdoğan’a verdiği açık destekle öne çıktı. Şimdi kamuoyu Davutoğlu’nun nasıl bir tavır alacağını merak ediyor. Davutoğlu, iktidara kendi kimliğini ve politikalarını mı yansıtacak yoksa Erdoğan’ın güdümünde ‘emanetçi’ bir başbakan mı olacak?

Yörük kökenli Ahmet Davutoğlu, 1959 yılında Konya Taşkent’te doğdu. Ortaöğretimini İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamlayan Davutoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimi bölümlerinden mezun oldu. Davutoğlu, aynı üniversitenin Kamu Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde ise doktorasını tamamladı. Ardından radikal bir karar alarak Malezya’nın yolunu tuttu. 1990-1995’te Uluslararası İslam Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler bölümünü kurdu. Yurda dönünce Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde çalıştı. 28 Şubat dönemi yıllarında ise Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademileri’nde ders verdi.

Yıllarca aktif siyasetten uzak kalmayı tercih etti. Her fırsatta siyasetin, hocalığa ve özgürlüğe zarar vereceğine işaret etti.  Ancak zor bir dönemde iktidara gelen AKP’ye geçici bir süre için danışman olarak hizmet vermeyi kabul etti. Abdullah Gül’ün başbakanlığı döneminde başdanışman ve büyükelçi olarak atandı. Irak’ın işgali, Kıbrıs referandumu ve Hamas’ın Ankara ziyareti gibi zor konularda AKP hükümetinin kulak verdiği isim oldu.  AKP içinde “Ahmet Hoca” olarak anılan Davutoğlu, ilk dönemde geri planda kalmayı tercih etse de yıllar içinde dış politikanın gizli mimarı olarak kendini gösterdi.  Erdoğan’ın 1 Mayıs 2009’daki kabine revizyonunda TBMM dışından yer alan tek isim olarak Dışişleri Bakanlığı görevine getirildi.

KİŞİLİKSİZ BİR BAŞBAKAN OLMAYACAĞIM

Davutoğlu ile AKP, dış politikada ilk dönemde parlak yıllar yaşadı. Komşularla sıfır sorun prensibi; birçok ülke ile kurulan yüksek düzeyli stratejik işbirliği toplantıları, kaldırılan vizeler ve artan özgüven ilk yıllara damgasını vurdu. Türk dış politikası bu yıllarda Davutoğlu’nun “Stratejik Derinlik” kitabıyla anılır oldu. Ancak ‘Arap Baharı’ Türk dış politikasını derinden sarstı. Önce Mavi Marmara olayı yaşandı sonra İsrail’le ilişkiler bozuldu. Bu, Batı’yla ilişkilere de yansıdı. Ardından Suriye krizi patlak verdi. Türkiye yaklaşık 1,5 milyon Suriyeliyi misafir etmek zorunda kaldı. Şimdi IŞİD tehdidi ortaya çıktı. Son olarak Musul’da 49 Türk personelin kaçırılması, eleştiri oklarını bir kez daha Davutoğlu’na yöneltti. Bu arada İran ile kurulan yakınlık da dikkat çekti. AB süreci ise geriledi. Nasıl bir başbakanlık yapacağı konusunda haziran başındaki bir demecinde ipuçları vermişti. AKP’ye bağlı kalacağını ancak kişiliksiz bir başbakan olmayacağını söylemişti.

SERVET YANATMA | CİHAN – ANKARA

Etiketler

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler