Reklam
Haberler

Ukrayna krizinde Türkiye için kaçış yok

Reklam

Ukrayna krizi adım adım doruk noktasına doğru ilerliyor. Geçen haftasonu, Donetsk ve Luhansk’daki ayrılıkçılar, Ukrayna’nın güneydoğusundaki Rusça konuşulan bu iki bölgenin geleceği üzerine hukuki temeli olmayan bir referandum düzenledi.

Kiev’deki yetkililer, oylamayı “suç teşkil eden maskaralık” diye niteledi ve her iki bölgede Ukrayna’nın egemenliğini savunan insanların çoğu referandumu tanımadı ve oylamaya katılmadı. Halk oylamasına sunulan metin, bağımsızlığın mı, Rusya’ya katılımın mı, yoksa Ukrayna ile bir federasyonun mu tercih edildiğini muğlak bıraktığından, pazar günü sandığa giden seçmenler esasen ne için oy kullandıkları konusunda hemfikir değiller. Seçmenler ayrıca Donetsk ve Luhansk’ın 25 Mayıs’ta yapılması planlanan Ukrayna başkanlık seçiminde yer almayacağını açıkça ortaya koyarak yeni bir ihtilafın zeminini de yaratmış oldular.

Rusya, iki Ukrayna bölgesinde yaşayan insanların iradelerine saygı gösterdiğini belirterek ve doğuluların temsilcileri ile Kiev’deki ulusal hükümeti krizi diyalog yoluyla çözmeye çalışmaya çağırarak ihtiyatlı tepki verdi. Açıklama, çoğu gözlemci tarafından tahmin edilen senaryoya uyuyor: Rusya-Ukrayna sınırına asker yığmasına rağmen, Kremlin’in Ukrayna’nın doğusunu işgal etmesi beklenmiyor. Bunun yerine, Kiev’deki merkezî hükümetin meşruiyetinin altını oymayı (sözgelimi on gün içinde yapılması planlanan ülke genelindeki başkanlık seçimlerine engel olarak) ve federalizasyonu sağlama çabasıyla ayrılıkçıları desteklemeyi sürdürecek, ki bu da Moskova’nın Ukrayna’nın güneydoğu parçasını nüfuz alanı içerisinde tutmaya devam etmesi anlamına geliyor.

Bütün bunlar çok yakında, Karadeniz’in diğer kıyısında yaşanıyor olsa da, Türkiye, çatışmanın başından beri göze batmamaya çalışıyor. Rusya’nın Kırım’ı topraklarına katmasının ardından dahi, hem Türkiye içinde hem de yurt dışında Ankara’nın geri planda durma tercihi tamamen anlayışla karşılanıyor. Diğer taraftan, Türkiye geleneksel olarak ulus devletlerin toprak bütünlüğüne büyük önem veriyor, bir NATO üyesi ve Kırım Tatarlarıyla güçlü bağlara sahip. Tüm bu nedenlerden dolayı Ankara, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ukrayna’daki agresif güç politikasından çok memnun olamaz. Öte yandan, Türkiye’nin Rusya ile güçlü ekonomik ilişkileri var ve doğalgaz ithalatının yüzde 60’ını Rusya’dan sağlıyor. İşleri daha da karmaşıklaştıracak şekilde, Başbakan Erdoğan Batı’dan pek hazzetmemesi itibarıyla, Putin için yumuşak karın teşkil ediyor.

Türkiye’nin Ukrayna krizinde sergilediği cambazlık hali, Ankara’nın bu çatışmada (Mısır’da olduğu gibi) normatif bir tavır göstermesinin pek anlam taşımayacağı hesabına dayanıyor. Bu katıksız Reelpolitik. Ancak, tahminim, Türkiye’nin sonsuza dek karışmadan kenardan izleme konumunda kalamayacağı ve tercih yapma anının er geç gelebileceği yönünde.

Kısa vadede, Ukrayna’nın doğu bölümünde bir iç savaş istikametinde ciddi bir tehlike söz konusu, bilhassa Kiev 25 Mayıs’ta ülkenin bu bölümünde başkanlık seçimi yapmayı başaramazsa. Moskova tarafından desteklenen Rusya yanlısı ayrılıkçılar, konumlarını güçlendirmek için bu başarısızlığı kullanacaktır. Bu durumda, Kiev destekli Ukrayna yanlıları silahlanıp ülkenin parçalanmasına karşı direnişe başlarsa kimse şaşırmamalı. O vakit Putin ne yapar ve eğer açıkça müdahalede bulunursa, NATO ne yapar? Türkiye’nin kapı komşusunda gerçekleşen böyle bir çatışmanın dışında kalması neredeyse imkansız hale gelecektir.

Uzun vadede, Batı ile Rusya arasında süren gerilimler, zaten kırılgan olan Rus ekonomisi üzerinde etkilerini göstermeye başlayabilir. Bunun, Türkiye’nin Rusya’daki yatırımları, bilhassa inşaat sektörü ve Türkiye’yi ziyaret eden Rus turist sayısı üzerindeki etkisi muazzam ve olumsuz olacaktır. Son olarak, Ukrayna’yı istikrarsızlaştırmak yanına kalırsa, Putin Kafkasya’nın güneyinde benzer bir strateji deneyebilir. Bu durumda, en mantıklı adım Azerbaycan’ı tekrar Rus nüfuz alanına katmak olur. Bunun Türkiye’nin enerji çeşitliliği politikası açısından vahim sonuçları olacaktır ve Moskova ile iyi dost kalmasını ziyadesiyle güçleştirecektir.

Velhasıl: Türkiye’nin Ukrayna ile Rusya arasında başarılı bir dengeleyici rol oynama şansı her geçen gün azalıyor. Bir B planı hazırlanmasında fayda var.

JOOST LAGENDİJK | ZAMAN – j.lagendijk@zaman.com.tr

Reklam
Etiketler
Reklam

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kontrol et

Close
Close