Haberler

[FOTO GALERİ] Aşırılık ve terörizm virüsü hâline gelen yabanci düşmanliği

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de “Ukrayna’nın Manevî Hazineleri” Müzesi’nde 8. Uluslararası Antiterör Formunda yabancı düşmanlığı konuşuldu.

Forumun organizatörlüğünü; Ukrayna Avrupa Konseyi Uluslararası Antiterör Birliği, Diyalog Avrasya Platformu (DAP) Ukrayna Temsilciliği, Kiev Belediye Devlet İdaresi Kültür Genel Müdürlüğü, Avrupa Güzel Sanatlar Merkezi, “Rossiyskiye vesti” (Rusya haberleri) Gazetesi, Dünya Entegre Güvenlik Akademisi, «Adamant» şirketi ve “Ukrayna’nın Manevî Hazineleri” Müzesi yaptı.

ULUSLARARASI KONFERANSA TÜRKIYE DAMGASI
Son yıllarda, dünyada ve özellikle Avrupa’da  aşırı sağın yükselişi ve yabancı düşmanlığı, barışı ve huzuru tehdit eder hale gelmiş durumda. Bu tehlikeli olguya karşı edilen mücadele ve ona meydan vermemek amacıyla alınan önlemler; sadece devletin değil sivil toplum kuruluşlarının da asıl görevlerinden biridir. Ukrayna’nın da nasibini aldığı bu olumsuz gelişmeler, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yapılan bir konferansta gündeme geldi.

Avrupa Konseyi başkanları ve araştırmacıları, Rusya, Ukrayna ve Türkiye’den siyasetçi, yazar ve entellektüellerin, diplomatik misyonlar ile yabancı devletlerin büyükelçiliklerinin temsilcileri, uluslararası organizasyonların temsilcilerinin görevlileri, farklı ülkelerden genel misafirler, Ukrayna Hükümeti’nin üyeleri, milletvekilleri, antiterör faaliyetleri alanında çalışan bilim adamları ile uzmanlar, kamu görevlileri, farklı mezheplerin temsilcileri ve hükümete bağlı olmayan örgütler ile kitle iletişim araçları temsilcileri gibi katılımcıların katıldığı konferansta yabancı düşmanlığı masaya yatırıldı ve tarihi deneyimler ışığında çözüm arayışlarına gidildi.

Kiev’de tertiplenen Forum; terörizmle sıkı bir münasebet içinde olan diğer önemli bir sorunla ilgiliydi. Literatür de yabancı düşmanlığının “yabancı, bilinmeyen ve yaygın olmayan bir şeyden yada birinden nefret etme veya korkma; o şeyin yada birinin anlaşılır ve tanınır olmaması sebebiyle tehlikeli ve düşmanca olarak nitelendirilmesi” şeklinde tanımlandığını görürüz. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde gençler arasında yer alan milliyetçi hareketlerin popülerliği artmaktadır. Maalesef bu tip hareketler; faaliyetlerini sık sık aşırılık ve terör ilkelerine göre sürdüren örgütlerin oluşturulmasına yol açmakta. Terörizm ile aşırılığa dair doktrinlerin, içerikleri açısından farklılık göstermelerine rağmen, her ikisinde de kendi ilkelerine göre yaşayan millî, etnik, dinî veya siyasî bir grupla değer sisteminin başkasınınkinden daha üstün olma fikirleri mutlaka mevcuttur.

Adları yukarıda geçen özellikler teröristlerle aşırlıkçıların eylemlerinde çok net bir şekilde görülürken, yabancı düşmanlarınınkinde o kadar belirgin değildir. Buna rağmen onların hepsi diğer millet, kültür, dil veya mezhebin temsilcilerine karşı düşmanca davranır. Forum’a katılanların vurguladığı gibi, yabancı düşmanlığının; ideolojik esasını oluşturduğu aşırılık ve terörizm virüsü hâline gelme riski vardır. Bu tip düşmanlığa kapılanlar genelde yabancıları kendi dertleriyle başarısızlıklarından sorumlu tutup, yabancıların suçu olmadığı gerçek ve uydurma problemlerini çözmek için düşmanca yöntemleri uygulamaya başlarlar. Bu tehlikeli olguya karşı edilen mücadele ve ona meydan vermemek maksadıyla alınan önlemler; sadece devletin değil, ilk önce sivil toplumun asıl görevlerinden biridir. Aşırılık, terörizm ve yabancı düşmanlığına karşı mücadele vermeye yönelik geniş bir cephenin teşkil edilmesini kendi vazifesi olarak gören Uluslararası Antiterör Birliği; hoşgörürlük prensipleri ile kültürler ve mezheplerarası diyaloğun bu bağlamda çok etkili bir propaganda aracı olduğunu düşünmektedir. Forum’a katılanların altını çizdiği gibi, yabancı ve anlaşılır olmayan her şeye karşı gösterilen hoşgörüsüzlüğün temelleri sık sık gen düzeyinde atılır. Yabancı düşmanlığının ortaya çıkardığı olaylar; medeniyetlerarası diyaloğu engeller. Bütün bu problemlerle başa çıkabilmek için insanî bir diyaloğun kurulması, toplumun yabancı düşmanlığının herhangi bir belirtisine karşı hemen tepki göstermesi, genç neslin doğru bir biçimde yetiştirilmesi gibi faktörlerin bir arada olması gerek. Bu bağlamda manevî ve kültürel unsurlar ayrı bir önem taşır.

Bu problemi çözmek amacıyla sözü edilen organizasyon; kamunun terör hakkında bildiklerini genişletmek için elinden gelenini yapar, insanların bugünlerde yer alan terör olayları konusunda tek bir anlayışa sahip olmalarını sağlamak üzere gayret sarfeder, uluslararası suçlara karşı mücadele etmeye yönelik etkili bir stratejinin geliştirilmesine katkıda bulunmak için sosyal ve bilgi teknolojilerini uygular. toplumsal gelişmenin sistemli düzenlenmesi ile ilgili ciddi bir meseleye terörizm denir. Hepimizin ülkelerimizin yaşamalarında aktif bir rol oynaması ile yeni teknolojik ve organizasyonel kaynaklardan faydalanması, söz konusu problemin hâlledilmesi için en önemli faktörlerdendir. Terörizm kadar tehlikeli bir olguya karşı sadece gücümüzü kullanarak mücadele vermek imkânsızdır. Bu sebepten dolayı her şeyden önce bu çirkin ve tehlikeli bir olgunun temelini atan ve onu ortaya çıkaran ideolojik bir esası yok etmeye çalışarak bazen siyasî, bazen de ekonomik amaçları güttüğü için yasadışı terör yöntemlerini kullanmak isteyen herkese enformasyon sahasında aktif bir şekilde engel olmamız lâzım.

Konferensa katılanlar, dünyayı tehdit eden, yabancı düşmanlığı, İslamafobi, homofobi gibi ötekileştirici ortak tehlikelere karşı verilecek ortak bir mücadelenin önemine işaret ettiler. Uzmanlar Türkiye ve Ukrayna gibi Asya ve Avrupanın arasında köprü vazifesi görebilecek barışçı ülkelerin yapabileceği katkılara dikkat çektiler. Türkiyenin Kiev büyükelçi sayın Mehmet Samsar’ın açılış konuşması yaptığı konferansta, Türkiyenin geçmişte ve günümüzde dünya barışına katkıları dile getirildi.

Konferansta Özellikle Son yıllarda artan ve dünya barışını tehdit eder hale gelen yabancı düşmanlığı gibi akımlarla ancak ortak ve kararlı bir mücadeleyle başa çıkılabileceği belirtildi. yabancı düşmanlığı konferansı hakkında kim ne dedi:

DOÇ. DR. GÖKHAN BACIK, SIYASET BILIMCI
“Yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve İslamafobia gibi aşırı sağın suistimal ettiği konularla nasıl mücadele edilebilir, Ukrayna perspektifinden buna nasıl katkı sağlanabileceği konusunda tartışmalar yapıldı, sunumlar ortaya konuldu. Biz dış politikası aktif bir ülke olarak, daha sakin, daha yumuşak güç, ticaret ve kültür üzerinden politika yapan Ukrayna gibi ülkelerle diyaloğa girmek bize bu tür siyaseti çesitlendirmemiz açısından bir zenginlik sağlayabilir.”

DMITRIY VIDRIN UKRAYNA CUMHURBAŞKANI DANIŞMANI
“Az önce mükemmel bir konferans sona erdi. Bu konferansta yalancı düşmanlığı konuşuldu. Türkiye’nin büyükelçilik düzeyinde katılmış olmasından çok memnun oldum. Türkiye bizim sadece ekonomik ortağımız değil aynı zamanda terörle tavizsiz mücadelede, yabancı düşmanlığına karşı mücadelede harika bir ortağımızdır. Türkiye’ye teşekkürler,”

MEHMET SAMSAR, TÜRKIYE CUMHURIYETI KIEV BÜYÜKELÇISI
“Türk tarihinden günümüze kadar gelen höşgörü , barış içinde birarada yaşama kavramlarını örneklerle izah ettim. Aynı şekilde Türk dış politikasının “yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi ve bölgelerde sıfır sorun politikası bağlamında bügüne kadar gelişmesini özetledim.”

DIYALOG AVRASYA’YA DOSTLUK VE BARIŞA KATKI NIŞANI
Yaptığı örnek  calışmalarla Ukrayna-Türkiye ilişkilerinde bir dostluk ve kardeşlik köprüleri kurmaya calışan, dünya barışına, toplumlar arası höşgörüye yaptığı katkılardan dolayı Diyalog Avrasya Platformu Koordinatörü Gökhan Demir’e “Dostluk ve Barışa Katkı Nişanı” verildi.

www.UkraynaHaber.com

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close