AnalizHaberler

[HABER ANALiZ] Turkcell’deki soğuk savaş Ukrayna’ya uzandı

Turkcell’in Ukrayna’daki iştiraki Astelit (Life), vadesi gelen borçlarının bir bölümünü ödeyemeyeceğini İMKB’ye bildirdi. Borçların yeni kredilerle vadelendirilmesi yönündeki talebe Turkcell’deki yabancı ortaklar TeliaSonera ve Altimo (Alfa) karşı çıktı. Böylece Rus Alfa’nın Ukrayna’daki rakibi Astelit’i bazı ihalelerde devre dışı bırakmayı amaçladığı öne sürülüyor. Açıklamalar sonunda Turkcell hisseleri Borsa’da satıcılı seyir izledi.

Türkiye’nin en büyük cep telefonu operatörü (GSM) Turkcell’de yerli ve yabancı ortakları mahkemelere düşüren ihtilaflar şimdi de Ukrayna’ya uzandı. Turkcell’in Ukrayna’daki iştiraki Astelit’in 1 Şubat ve 1 Mart 2012 vadeli borçlarının yeniden yapılandırılmasına İsveç-Finlandiya konsorsiyumu TeliaSonera ile Rus Altimo’nun (Alfa) Turkcell Yönetim Kurulu’ndaki temsilcileri karşı çıktı. Düz bir okuma yapıldığında ‘ortaklar öyle uygun görmüş’ denilip geçilebilir. Ancak Astelit’in (Life) Ukrayna’da 9,3 milyon abone ile üçüncü büyük operatör olduğu, yakında Ukrayna’nın dağıtacağı üçüncü nesil (3G) lisansı için iki şirket sınırlaması getirdiği dikkate alındığında karar sıradan bir karar olmaktan çıkıyor. Turkcell’in Afrika ve Ortadoğu’ya açılma planları nasıl suya düşürülmüşse Ukrayna’da da benzer bir engelleyici ittifaktan söz edilebilir. 30 milyonu aşkın abonesiyle Ukrayna’nın en büyük operatörü KyivStar’ın sahibi bilin bakalım kim? Çok uzağa gitmeye gerek yok. Turkcell’deki Rus Alfa, Kievstar’ın hisselerinin tamamını elinde tutuyor. Astelit’in geçici de olsa malî açıdan zor duruma düştüğü izlenimini uyandırmak Ukrayna’da en çok Rus Alfa’nın işine yarayacak.

Astelit’in yüzde 55’i Turkcell’e yüzde 45’i Ukrayna’nın önde gelen işadamlarından Rinat Ahmedov’a ait. Borçların temerrüde bir anlık bile düşmüş olması Ahmedov’un da kredibilitesini düşürecek. Dün İMKB’ye Turkcell’in gönderdiği ilk özel durum açıklamasında, “Turkcell iştiraki Astelit’in toplam 323 milyon dolarlık borcunu vade tarihinde ödeyemediği, kredi sözleşmelerinden doğan yükümlülüklerini yerine getiremediği” cümleleri yer aldı. Ancak bu açıklamanın yayınlandığı saatlerde Toplanan yönetim kurulu bu kez vadesi gelen 173 milyon dolarlık borcun yeniden yapılandırılmasına onay verirken 1 Mart vadeli 150 milyon dolar için herhangi bir adım atmadı. Bu inişli çıkışlı açıklamalar akşam saatlerinde tekrar Borsa’ya bildirildi. Oysa borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili herhangi bir refinansman sıkıntısı olmadığı belirtilirken TeliaSonera ve Altimo’nun çelişkili tavırlarıyla yeni bir krizin çıkarıldığını kaydeden konuya yakın bir kaynak, “Astelit’in Life isimli operatörünün Ukrayna pazarındaki yeni fırsatları değerlendirmesi istenmiyor. Astelit’in bankaların nezdindeki kredibilitesi de zedeleniyor. Neticede borcun garantörü Turkcell. Ve bu paralar bir şekilde ödenecek.” diyor. Aynı kaynak, Turkcell’in Bulgaristan’da GSM ve sabit hat işletmecisi Vivacom’u satın almaya hazırlandığı bir dönemde İMKB’ye Ukrayna ile ilgili temerrüt açıklaması yapılmasını, “Bundan daha kötü zamanlama olamaz. TeliaSonera ile Altimo ‘kötü yönetiliyor’ iddiasıyla Turkcell’in elini kolunu bağlıyor. Bundan önce olduğu gibi ufuktaki fırsatlar da kaçarsa şaşırmam.” yorumunda bulundu.

Turkcell’in tepesindeki anlaşmazlık devam ediyor. Çukurova Grubu, Ruslardan aldığı borç karşılığı ipotek ettirdiği Turkcell hisselerini geri istese de Altimo’nun (Alfa) buna yanaşmadığı biliniyor. Altimo ile TeliaSonera arasındaki sıcak ilişkiyi, aleni ittifakı anlamak için kâhin olmaya gerek yok. Çünkü Rusya’da ortaklıkları var. Alfa’nın Rusya’da danışmanlığını yapan eski Vodafone yöneticisini Turkcell’e bağımsız üye diye teklif etmişlerdi. Yine TeliaSonera CEO’sunun bizzat kendi ifadesiyle Turkcell’de yönetimi ele geçirmek için Ruslarla anlaşma yaptıklarını kamuoyuna açıklamışlardı. Hatta bu planı başarıyla uygulamak için anlaştıkları halkla ilişkiler (PR) şirketinin hazırladığı doküman deşifre olmuş, aynı dokümanda sonuç almak için Ankara’da hangi kişi ve kurumlara ne kadar para dağıtılacağı madde madde yer almıştı. Skandal diye nitelendirilen bu ittifaka Ankara’nın cevabı çok sert olmuştu: “Turkcell Türkiye için stratejik bir şirkettir. Hazinenin lisansını belli bir süreliğine kullanan ortakların alacağı kararlar, attığı adımlar ülkenin stratejik hedef ve menfaatleriyle çelişemez. Turkcell’de oldubittiye göz yummayız.”

Sermaye Piyasası Kurumu’nun (SPK) halka açık şirketlerde küçük yatırımcıyı temsilen en az iki bağımsız üye şartı getirmesi temelinde Turkcell’deki krizi yumuşak bir inişle çözme iradesi yatıyor. Tebliğ yürürlüğe girdi ve ilk genel kurulda SPK ve sektörün otoritesi konumundaki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) da onayladığı tam bağımsız üç üye Turkcell yönetimine girecek. Ancak daha önce neredeyse 3 ayda bir olağanüstü genel kurula gitmek için birbiriyle yarışan TeliaSonera-Altimo, inisiyatifin ellerinden alındığı hissine kapılmış olacak ki genel kurula gitme maddesini henüz zikretmiş değil. Avrupa’nın krizdeki ülke ve şirketleri kurtarma seferberliğine gittiği bir dönemde Türkiye’nin doludizgin koşması gereken teknoloji ve iletişim devi 7 sandalye arasında köşe kapmaca oyunuyla meşgul ediliyor. TeliaSonera’daki İsveç ve Finlandiya devletlerinin payı akıllara şu soruyu getiriyor: “İçinde kamu payı olan bir şirket nasıl olur da Türkiye’de özelleştirilen bir GSM şirketine ortak edilmiş? Yerli ortak zora düştüğünde borç alınan grubun kimdir necidir diye niçin özel bir ihtimam gösterilmemiş?”

Turkcell, Ukrayna’da da benzer bir girdaba sürüklenmek isteniyor. Hesaplaşma o kadar pervasız ki geminin batmasını bile göze almışlar. Ama deniz dalgalı ya da durgun da olsa yetkileri sınırsız olan kaptan her şeyin farkında. Astelit krizi de muhtemelen bardağı taşıran son damla olacak. Kaptanın yetkileri sınırsız olabilir ama sabrının bir sınırı var.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kontrol et

Close
Close