Haberler

II. Henry’nin Kanuni’sinden Sarkozy’nin Kanunu’na

Reklam

Siyaseti çok sevmem ve bu tür yazılar da yazmam. Ama konu en sevdiğim dostlarım Türkler ve eğitimin başlıca gayesi objektif, dürüst ve demokratik bir dünya oluşturmak ise susulmaması gereken yerler vardır. İşte onlardan birini yaşadık dün.

Varlığının ana unsuru olan objektiflik, insan hakları ve düşünce özgürlüğü olan Fransa, dün parlamentoda aldığı kararla kendini bitirdi. Ben işin bu tarafında değilim çünkü Avrupa insanının genlerinde bu “değişkenlik” yıllardan beri var olduğu için beni fazla şaşırtmadı. Türk dostlarım alınmasınlar bu karar bundan sonra ne anayasadan nede cumhurbaşkanından geri dönmez.

Fakat gerek Fransız gerekse Türk tarihi kaynaklarından çok rahatlıkla bulabileceğiniz bir anekdotu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kutsal Roma-Cermen imparatoru Şarlken, Fransa kralı Fransuva’yı 24 Şubat 1525’te kuzey İtalya’da Pavia muharebesinde mağlup edip esir aldı. Fransızlar, Şarlken karşısında aciz kalınca, o dönemde Hıristiyanlığın en büyük düşmanı olarak kabul edilen Osmanlılardan, devrin kudretli padişahı Kanuni’den yardım istedi. Kanuni, ona şu fermanı gönderdi:

“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Azerbaycan’ın ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han Oğlu Sultan Selim Han Oğlu Sultan Süleyman Han’ım…

Sen ki, Fransa vilayetinin kralı Fransuva’sın. Hükümdarların sığındığı kapıma, elçinizle mektup gönderip, ülkenizi düşman istila edip, şu anda hapiste olduğunuzu bildirip, kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep ediyorsunuz. Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden haberdar oldum. Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler fetih eylemekteyiz. Gece gündüz daima atımız eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşatılmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allah’ın istediği ne ise olur. Bundan başka haberleri gönderdiğiniz adamınızdan öğrenesiniz. Böyle biliniz.”

Kanuni Fransuva’yı o zindanlar kurtarıp yeniden Fransız tahtına oturtmuştur. Fransuva’dan sonra oğlu II. Henri, “Muhteşem Süleyman” Kanuni’ye hitaben şu mektubu gönderiyor:

“Şu anda Fransa’nın hiçbir şeyi kalmamıştır. Padişah hazretlerinden başka hiçbir yerden ümidi de yoktur. Ancak, bundan önce de birçok defa padişah hazretlerinin yardımlarını görmüştür. Eğer biraz para ve mal yardımı yaparlarsa, Fransa buna ebediyen minnettar kalacaklar ve Osmanlı cömertliği bir defa daha cihana nam salacaktır. Bu yardım, padişah hazretleri için bir hiç mesabesindedir.”

Kanuni ne mi yaptı? Tabiî ki sonuna kadar cömertliğini gösterdi. Bilmem aradan geçen 487 yıl mı Fransızlara kendilerini unutturdu, yoksa günümüz Sarkozy’i Fransa’sının değerleri mi değişti.

ALEKSANDR ABDULLAHOV |UKRAYNAHABER.COM

Reklam
Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close