Haberler

Suda açan çiçekler

Ebru sanatı Türkiye’de son yıllarda büyük ilgi gören sanatlarımızdandır. Geleneğe dayalı bu sanatımız özellikle gençler tarafından büyük rağbet görmektedir. Yıllardan beri bu sanatı başarıyla icra eden sanatkârlarımızdan biri de Ali Çalışır’dır. Çalışır sanat çalışmalarını www.ebrucuali.com adındaki internet ortamına da taşıdı. Ebru sanatçısı Ali Çalışır ile sanat hakkında konuştuk. Ebru merkezli sorularımıza sanatçımız cevap verdi. Sizi sorular ve sanatçımızın cevapları ile baş başa bırakıyorum: UMUT BULUT: Efendim uzunca bir zamandan bri Eyüp Sultan Zal Mahmut Paşa Camii Külliyesi’ndeki atölyenizde yaptığınız birbirinden güzel ebru çalışmalarınızdan sizi tanıyoruz. Okuyucularımızın da daha yakından tanıyabilmesi için bize kendi ağzınızdan Ali Çalışır’ı kısaca tanıtır mısınız?

ALİ ÇALIŞIR: “Bir hadis-i kutside cenabı Allah nefsini bilen beni bilir beni bilen beni arar beni arayan mutlaka beni bulur buyuruyor”. Ben kendimi sizin beni tanıdığınızdan fazla tanımıyorum ki. Haktan geldik hakka gidiyoruz, ama sadece şunu söyleyebilirim ki; O.D.T.Ü.işletme M.Y.O ve Anadolu üniversitesi işletme mezunuyum bütün nefisler gibi güzele âşığım. İnsanı insanlıktan uzaklaştırmayan her türlü güzel sanatları severim.

BULUT: Ebru suya resim çizme sanatıdır diyorlar. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÇALIŞIR: Teferruatta ayrılsa da öyle de diyebiliriz. Nitekim sonuçta bir suretin nakli var elinizde.

BULUT: Ebru geleneksel sanatların önemli bir dalı, siz hocalarınızdan aldığınız tecrübeyi geleceğe taşımak için ne gibi bir çalışma içindesiniz?

ÇALIŞIR: Sanatçı olarak bana düşen sanatımı elimden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalışmaktır. Bu sanat toplum tarafından kabul gördükçe kendi kendini geleceğe taşıyacaktır Allahın izni ile.

BULUT: Sanat dünyasında çeşitli ebru ekolleri oluştu. Siz bu ekoller hakkında ne düşünüyorsunuz. Kendinizi hangi ebru ekolüne yakın buluyorsunuz?

ÇALIŞIR: Benim sanat anlayışımda yenilik vardır. Her şey de olduğu gibi tekâmül vardır. Maalesef günümüzde kelimenin ne ıstılahı manasını ne de kamus manasını bilmeden bazı ebrucular şu cu yada bu cuyuz diyorlar gelenek ne demek örf ne demek rica ediyorum önce bunun manasını anlayalım. Geleneklere tabii ki bağlı kalalım ama sanatta mutaassıp olmayalım.

BULUT: Sizin kendinize mahsus bir ebru tekniğiniz olduğunu biliyoruz, siz bu teknik hakkında bize neler söylemek istersiniz?

ÇALIŞIR: Efendim bu sanat 3–5 kişinin tekelindeymiş gibi yok gelenek te böyle yapılıyormuş da yok efendim bu üstat şöyle demiş te, diye diye sanatta belli şablonlar oluşturulmuş ve sanki fotokopi çeker gibi renkleri farklı da olsa aynı şekil lâleler, aynı şekil papatyalar, menekşeler, hepsi aynı elden çıkmış gibi ebru eserleri, bir esere bakın hangi silsileden gelmiş kim yapmış yada kimin öğlecisi anlaşılıyordu, elhamdülillah Allah (a.c.) bana akıl vermiş ben niye kendime has yapmayayım bu sanatı diye düşündüm ve çiçekler doğada nasıl görünüyorsa öyle yapmaya çalıştım, ve inanıyorum ki ebruda üçüncü boyutta eserler yapmayı Rabbim ilk bana nasip etti. Ve bunu da 2004 de zaman gazetesinde editör kardeşim Burhan Bey duyurmuştu. Şimdi yeni yeni ,ebru da doğadaki şekline benzer çiçek eserleri yapılmaya başlandı. Tabi her şeyden önce ebru dersi veren eğitici usta taassup ehli olmayacak güzele güzel demek cesaretini gösterecek kendi öğrencisi yaparsa güzel başka ebrucu ya da başka ebru öğrencisi yaparsa kötü demek ne kadar cahilce bir görüş ne kadar zavallılık. 2007 TAKSİM geleneksel el sanatları festivallerine bakanlık davetlisi olarak katıldım ve aynı yıl turizm bakanlığının düzenlediği yarışmada 1 eserim 1.lik 1 eserimde sergileme aldı. Aynı yıl İSMEK te ders vermek için başvurdum kendini ebrucu sanan birini hoca diye seçmelere getirmişler bana ebru yapamıyor diye rapor vermiş sırf kendi silsilesinden değilim diye husumet değilse nedir. Ben yaşlılığına verdim zavallı insan inşallah doğruyu bulur diye dua ediyorum. Allah nefsini binek yapabilmiş gerçek sanatçılardan ders almayı hepimize nasip eder inşallah.

BULUT: Klasik sanatlar arasında hat ve tezhip pahalı sanatlarken, onlara oranla ebru biraz daha düşük maliyetli bir sanat alanı… Ebruya son zamanlarda epey bir rağbet var. Siz bu durumu neye bağlıyor ve nasıl değerlendiriyorsunuz?

ÇALIŞIR: Ebru sanatı diğer sanatlara nazaran daha kısa sürede sonuca ulaşma imkânı olan ve kendine has kurallarındaki elastiki oluşu beklide bu sanatı biraz daha düşük maliyette satılmasına neden olabiliyor. Ben hocam hattat Kâmil Nazik’ten 7-8 yıldır hat dersi de almaktayım hat sanatında her harfin kendine has ölçüleri vardır. Ve bu ölçüler çok katı kurallarla kendini muhafaza etmektedir. Bir hattat ben bu harfi de böyle yaptım diyemez onun içi öğrenmesi çok uzun zaman almaktadır. Ve bu kurallara uyulduğu için daha pahalı olmaktadır. Ebru sanatı böyle değil daha az kuralarla daha çabuk ve güzele ulaşılmaktadır.

Bu sanata rağbetin fazla oluşunu, Türk milleti sanatçı hassasiyeti en yüksek bir ruh haline sahip şeklinde düşünüyorum. Türk İslâm eserlerinin hâlâ en yüksek seviyede oluşunu buna bağlıyorum. Ve inanıyorum ki bu millete Türk İslâm sanatlarının diğerleri de görsel olarak ebru kadar tanıtılsa o sanatlar da ebru gibi rağbet oluşur. Hangi sanat olursa olsun ülkemdeki insanların bir sanatla uğraşması bu milletin ince ruhluluğunu göstermesi açısından çok sevindiricidir.

BULUT: Eskiden kitap ve Kur’an-ı Kerim kapaklarında süsleme amaçlı kullanılıyordu ebru, günümüzde böyle bir imkân var mı?

ÇALIŞIR: Tabii ki hem kenar süsleme hem kitap kapaklarını süslüyor ve daha önemlisi ebru tek başına duvarlarda yerini almaya başladı. Ve çok güzel örnekleri verilmeye başlandı.

BULUT: İran’da ebru gelişmiş. İran’la Üsküdar ebrusu hakkında nasıl bir benzerlik ve farklılık görüyorsunuz?

ÇALIŞIR: Efendim İran ebrusu Üsküdar ebrusu diye bir şey yoktur. Ebru ebrudur, bunu sınıflandırmak isterseniz hafif ebru, kırçıllı ebru, çiçekli ebru, battal ebru gibi sınıflamalar yapılabilir. Eğer İran –Üsküdar ayrımını yaparsak yarın Hollanda ebrusu, Almanya ebrusu yok efendim Amerika –Eyüp ebrusu gibi sınıflandırmalar çıkar ki bu binlerce yıllık Türk sanatı diye tanıttığımız ebru sanatı bizden çıkar her ülkenin kendi sanatı gibi olur.

BULUT: Ebru üzerine hat, tezhip ve minyatür gibi çalışmalar yapılmaya başlandı. Ortaya çok ilginç eserler de çıktı. Siz bunu nasıl buluyorsunuz?

ÇALIŞIR: Efendim hat tezhip minyatür bunlar da bizim sanatlarımızdır. Nasıl ki tezhip hatla minyatür tezhiple oluyorsa ebru da hatla ya da minyatürle olabilir. Gayet şık ve latif buluyorum.

BULUT: Hocalarınızın üzerine kendi renginizi eklemenin faydasına inanıyor musunuz?

ÇALIŞIR: Maalesef bu gün eline ebru fırçası alan herkes nedense aniden mutasavvıf kesiliyor. Başlıyor nefsin terbiyesinden dem vurmaya ve ebru hocaları da sanki mürşidi-i kâmil gibi itibar bekliyor. Öylelerini tanırım ki edebin ‘e’sini bilmeden herkesten edeb beklerler. Ebru sanatını öğretiyorum diye atölyesini kabul gününe çevirenler bile var. Bunların rengiyle mi renkleneceğiz diye düşünüyor insan. Her ebrucu böyledir demiyorum, öyleleri var ki bu sanatta ben ben diye gezinip duruyorlar mukallit kim muhakkik kim anlamayan zavallılar var maalesef, kendi rengi olmayanlar nasıl renklendirecekler öğrencilerini.

Sanatlar içinde maalesef en çok ebru sanatında din sömürüsü yapılıyor diye görüyorum. 7–8 yıldır aldığım hat dersinde ebruda duyduğum kadar tasavvufi hikâyeleri duymadım desem yalan olmaz. Ebru sanatında tasavvuf anlatanlardan ricam yaşamadıkları ve yapmadıkları bir şeyi öğrencilerine anlatmasınlar, çok yavan kaçıyorlar ve inandırıcılıklarını kaybediyorlar.

BULUT: Nerelerde sergi açtınız. Sergilerde gençlerin ebru sanatına ilgisini nasıl buluyorsunuz?

ÇALIŞIR: Birçok karma ve kişisel sergilerim oldu. İnşallah çok yakında bir kişisel sergim olacak bütün ebru severleri beklerim inşallah.

BULUT: Genç ebruculara neler tavsiye edersiniz?

ÇALIŞIR: Önce neyi ne için yaptıklarını bilsinler ve yaptıkları sanatı çok iyi tahlil edip anlasınlar. Ve her şeyden önemlisi bir kenara çekilip biraz tefekkür etsinler sanat ne ve esas sanatçı kim bunu anlamaya çalışsınlar. Sanat demek ebru teknesinin başına oturup da bir eser vermek değil, esas eser sahibini düşünüp de esere saygı duymayı anlasınlar.

www.UkraynaHaber.com

Ukrayna Haber

Ukrayna'nın, ilk Türkçe haber sitesi.

Bir Cevap Yazın

İlgili Makaleler