Haberler

İbrahim Öztürk, Kiev’e geliyor…

Reklam

Türkiye’de 2001 yılında aslında ne oldu?

Olup bitenin adını tam ve doğru koymak gerekiyor. Fırlatılan Anayasa kitapçığının ne anlama geldiğini tecrübeli devlet adamı Başbakan Bülent Ecevit isabetle açıklamıştı. Başbakan dehşet içinde, yorgun, umutsuz ve titreyen sesle ‘Bugün bir devlet krizi yaşıyoruz.’ demişti.

Tarihte Türkler kaç devlet kurup yıkmıştır? 2001 yılında aslında bir devlet daha yıktık. Ancak nasıl ki 28 Şubat, alışılanlardan farklı olarak, ‘post-modern’ bir darbedir, 2001 yılında da düşman işgaline uğramadan ‘post-modern’ anlamdan bir devlet daha yıktık. Bunun detaylarını kaç gündür dramatik bir şekilde gazetemiz Zaman ortaya koyuyor. O günlerin tanıkları hâlâ şaşkınlık ve infial içinde. Tam bir kara kutudan, esrarengiz işlerden bahsediyorlar. Bir sürü şey olup bitmiş, kimse nasıl olduğunu bilmiyor. DSP’nin şimdiki lideri, ‘Kemal Derviş uçağa binerken Merkez Bankası başkanı idi, hava limanında indiğinde Bakan olmuştu’ diyor. Nasıl? Kimler? Belli değil. ANAP’lı Sümer Oral konuşuyor; “O gece yabancı devlet adamlarıyla yemek yedik. Ancak ben mi yemeği yedim, yemek mi beni yedi, bilmiyorum.” diyor. Neden? Çünkü yabancılar artık karşılarında bir devletin olmadığının fevkalade farkında idiler de, ondan!

Devleti fiilen işgal eden ve artık kurumlarını ve kurallarını çalışmaz duruma getiren Ergenekon iradesi arkada enkaza dönmüş bir yığın bıraktı. Bankaları batmış, maliyesi çökmüş, şirketleri iflas etmiş. Böyle olduğu için de tarihte bıraktığımızı zannettiğimiz Duyun-u Umumiye tekrar geri gelmiş. Tabii ‘post-modern’ bir tarzda. Örneğin Damat Ferit Paşa’nın yerini büyük ulusalcı ve Balyozcu komutan almıştı. Ulusalcı gözüküp, fiilen mandacılık yapıyordu. ABD’den ekonomiye ‘bakan’ ısmarlamışlardı. Sadece parayı veren (IMF) düdüğü çalmıyor, ulusalcı-Atatürkçü rollerini oynayan yerli ‘komisyoncular’ da çoktan ganimet kavgasına girmişti. Biliyorsunuz, bunlardan bir tanesi general olarak hapse girdi, apoletleri sökülmüş, er olarak çıktı. Bunlardan toplam kaç tane vardır, dersiniz?

Bir bakmışsınız IMF’nin Derviş’i Başbakan’a sormadan basmış ABD’ye gitmiş. Aklıma mukayyet ol Yarabbi Başbakan, ‘ulaşamıyorum’ diyor. Normalde anında görevden alınması gerekir. Ancak kim, kimi nereden alacak? Ortada devlet kalmamış ki! Devreye çoktan Başkent Hastanesi girmiş. Halk papatya falı açıyor, başbakan ‘öldü mü, ölmedi mi’ diye.

Uzatıp da sizi moral olarak daha fazla çökertmeyelim. Ancak bütün bunları hatırlatmamın bir nedeni de şudur: Artık ‘derin yapıların hükmettiği’ devlet yerine halk iradesi hakim oluyor. Bunu kavrarsak rahat eder, önümüzü açarız. Yoksa enkaz üzerinde istediğiniz kadar yeni bir ev kurun, boşa kürek çekersiniz.

Bu konuda büyük mesafeler alındı. Siz bakmayın CHP liderlerinin birinin avukatlığa, diğerinin de üyeliğe soyunmasına, 12 Eylül 2010 tarihinde millet sürece artık el koydu. ‘Ölüler bile kabrinden kalkıp ülkesine sahip çıksın’ feryadı arkasında bu arayış vardır. Artık aracılık, temsili demokrasi filan da kalmamıştır. Samsun’da, Erzurum’da, Sivas’ta nasıl devreye artık milletin bizatihi kendisi girmiş idiyse, şimdi de yine millet sürece el koymuştur. Bu yüzden başbakan ‘yeni anayasayı doğrudan halk yapacak’ diyor.

Bu tarihi bir kazanımdır. Milletin iradesinin geri alınmış olması büyük bir medeniyet şahlanışını beraberinde getiriyor. ‘Çok fakir, çok büyük, çok istikrarsız’ bir hasta adam gitmiş, çok büyük, hızla zenginleşen, istikrara sımsıkı sarılmış, halkına, komşularına, bölgesine, insanlığa umut ışıkları saçan bir model ülke geri gelmektedir.

1990’lı yıllarda Japon gazetelerinde Türkiye haberlerini görünce eteklerim zil çalardı. Zira bu ülkeden o zamanlar sadece yüz kızartıcı, moral bozucu haberler gelirdi. Şimdi sürekli çağırıyorlar ve ‘gel anlat, Türkiye ile nasıl işbirliği yapabiliriz, bu noktaya nasıl geldiniz?’ diye. Büyük Türkiye’nin küllerinden doğuşunu önümüzdeki ay önce Japonlara, ardından Ukrayna’da, daha sonra da Litvanya’da anlatmak üzere programımı yaptım bile.

Kısaca son on yılın hikayesi, hasta adamdan model ülkeye gidiştir. i.ozturk@zaman.com.tr

Reklam
Etiketler
Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kontrol et

Close
Close