Haberler

[Eğitim Şart] Özel eğitim ve bu gidişat nereye?

Reklam

Eğitim toplumun geleceğini oluşturan bir güçse, özel okullar sektöre hem kalite hem rekabet getirmesi bakımından bu gücün en canlı ve dinamik öğesidir. Bu sektöre destek ülkenin geleceğine destektir, kamu okullarının daha nitelikli hale getirilmesine destektir, eğitimin çağdaş standartlara ulaşmasına destektir.

Özel okullar problemi, devletin özel okulları özel sektör tarafından işletilen birer ‘devlet okulu’ olduğunu kabul etmesiyle çözüme kavuşur. Özel okula giden her öğrencinin resmi okullardaki öğrenci yoğunluğunu hafifleteceğini ve resmi okullardaki öğrencilerin daha iyi bir eğitim almalarına imkân ve fırsat vereceğini asla göz ardı etmemeliyiz.

Özel okullar eğitim kalitesinin artırılmasında birçok yeniliğin eğitim sistemine girmesinde ve yeni eğitim yaklaşımlarının eğitime kazandırılmasında öncü bir görev üstlenmektedir. Özel okulların devlet okullarına göre pozitif avantajları vardır. İşte sadece bunlardaki kalite bile neden özel eğitimin teşvik edilmesi gerekir sorusuna verilen en net cevaplardır.

Özel okullar; okul ruhu ve birlik beraberliği, itibar kaynağı olması, eğitim kalitesi, bu okullardaki öğrencilerin en az bir veya iki yabancı dili öğrenmesi, seçilmiş kadrosu, geniş imkânları, zengin sosyal etkinlikler, çok alternatifli beslenme öğünleri, son derece sağlıklı ortamları, az öğrenci mevcutlu sınıfları, modern fiziki yapıları, özel güvenlik imkânları, geniş çalışma saatleri, ulusal ve uluslararası yarışmalarda başarılarıyla devlet okullarının zaten çoktan geçmiştir. Üst düzey eğitim veren eğitim özel eğitim kurumları neden desteklenmez, neden önündeki problemler kaldırılmaz anlaşılır şey değildir.

DÜNYADA UYGULAMALAR NASIL?

Dünyada özel öğretim her geçen gün artarak büyümektedir. Fransa’da öğrencilerin yüzde 39’u, Avustralya’da öğrencilerin yüzde 58’i, Japonya’da öğrencilerin yüzde 36’sı, Arjantin’de öğrencilerin yüzde 50’si, Hollanda’da yüzde 70’i, Güney Kore’de yüzde 80’i, İspanya’da ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 43’ü, ABD’de öğrencilerinin yüzde 19’u,  özel okullara gitmektedir.

Çeşitli ülkelerde uygulanan farklı modeller de vardır. Fransa Devleti, kanun ve yöneliklere bağlı kalarak eğitim hizmeti veren okulların personel maaşlarını ve çeşitli giderlerinin bir kısmını devlet bütçesinden karşılamaktadır. ABD’de ise çocuğunu özel lisede okutana, devlet 1000 dolarlık para yardım yapıyor. Yani böyle uygulamalar çeşitli ülkelerde var. Bazı ülkelerde de çocuğun özel okul ücretini devlet ödüyor. Bugün dünyada tartışılan şey eğitimin kaliteli, iyi ve adil olarak sunulmasıdır. Günümüzde eğitimin ucuzluğu, pahalılığı, özeli tartışılmıyor. Bugün Güney Kore’de özel öğretimin oranı yüzde 80’lerde, Rusya son 20 yıl içinde özel eğitim kurumlarının oranını yüzde 13’e çıkardı. Yine Amerika’da “Charter School” modeliyle programını ve eğitici kadrosunu hazırlayan iş adamlarına, devlet finans desteği sağlayarak okul açtırıyor.

KOMŞU TÜRKİYE’DE DURUMLAR NASIL?

Türkiye’de özel okulların genel eğitim sistemi içindeki payı henüz yüzde 3’e ulaşmış. Fakat buna rağmen, bu sınırlı gücüyle istihdam açısından önemli bir kaynak oluşturarak, yeni eğitim modellerine arayışlarıyla katkı sağlamaktadır.

Türkiye’de şu an 3 bin 650 özel okulda, 432 bin 226 öğrenci okumaktadır. Özellikle özel okulculuk son 10 yılda çok ciddi bir artış göstermiştir. Şu anki gidişat ile Türkiye`de özel okulların devlet okulları içerisindeki oranının 10 yıl içerisinde yüzde 25 seviyelerine çıkacağını olağandır.

Neden mi? Çünkü devlet özel okulculuğu destekliyor ve teşvik ediyor. Bu konuda küçük istatistikî bir iki bilginin faydalı olacağı kanaatindeyim.

Halen Türkiye’de özel okullarda;  47 bin 479 Öğretmen, 70 bin 000 diğer personel çalışmakta, 35 bin 000 kişilik ek öğretmen istihdamıyla bu sayı toplamda 152 bin 479 kişiye ulaşmaktadır. Özel okullar devletin hazırlaması gereken iş istihdam alanlarına katkıda bulunarak bu insanlara çalışma imkânı sağlamış olmaktadır.

Türkiye’de bir öğrencinin devlete eğitim maliyeti bin 700 dolardır. Özel okulların devletin üzerinden aldığı mali yük 734 milyon 784 bin 200 dolara tekabül etmektedir. Devletin yeni okul binaları yapması gerekmektedir. Özel okulların açılmasıyla var olan bu ihtiyaç giderilmekte ve devletin hiç bir harcama yapmadan elde ettiği kazanç 1 milyar 341 milyon dolara varmaktadır. Özel okullar sayesinde devletin okul eğitim teknolojilerine yapacağı yatırımındaki kısıntıdan kazancı yaklaşık 3 milyar 413 milyon 605 bin 440 dolar. İstihdamdaki maaştan kazancı ise 120 milyon 406 bin 741 dolardır.

Dünyanın birçok ülkesinde özel okulculuk artıyor, çok ciddi mesafeler katlediliyor. Özel okulculukta başarılı adımlar atarak ilerleyen ülkeler bu seviye gelebilmek için hangi adımları atıyorlar ona bakmak gerek. Türkiye’de özel okulculuğu son dönemlerde ciddi gelişimin arkasında devlet desteğini göz ardı etmemek gerekir.

Nasıl bir destek derseniz:

Yeni açılan okullara 5 yıl vergi muafiyeti veriliyor. Yani o eğitim kurumu devlete 5 yıl vergi vermiyor.
Eğitim kurumu açmak isteyen kişi ve kuruluşlara arazi tahsisi sağlanıyor, gerekli bürokratik destek sağlanıyor.

Vergiyle mükellef iş adamı ve kurumlara ödeyeceği verginin tamamını eğitim kurumlarına harcama hakkı, materyal desteğinde bulunma ve hatta yeni okullar açma hakkı tanıyor. Dolayısıyla iş adamlarına devlete vergi vermekle eğitime destekte bulunmak aynı kapıya çıkar, mesajını veriyor.

UKRAYNA’DAKİ TABLO NASIL?

Ukrayna’da özel okulların genel eğitim sistemi içindeki payı yüzde 0,1’dir. Ukrayna’da özel okulculuk zor günler yaşıyor. Ukrayna’daki özel okul sayısı iki yıl içerisinde 300’den 200’lere düştü. Sadece Kiev’de son bir yıl içinde 44 özel okul içersinde kapanan özel okul sayısı 16. Özel okullarda Kiev’de okuyan öğrenci sayısı 5 bin 500’lerden 2 binlere düştü. Ve şu an özel eğitimin önündeki yüksek kira giderleri, personel ve vergi giderleri, kullanılan yüksek eğitim teknolojilerinin yenilenmesi gibi ekonomik bir dizi nedenlerden dolayı çoğu özel okul kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu problemlerin bugünden çözümü yarının Ukrayna’sının dünyadaki yerini belirleyeceği unutulmamalıdır.

Özel okulların yaygınlaşması hem devleti finansal açıdan rahatlatır hem de eğitim sektörü için yeni kaynakların yaratılmasını ve kamu kaynaklarının dezavantajlı bölgelere aktarılmasını sağlayarak hizmetlerin genişlemesini temin eder.

Ukrayna’da Özel eğitimde teşvik edici, problemlerini çözücü ve eğitimde kaliteyi arttırıcı hangi adımlar atılabilir:

Özel teşebbüsün yeni eğitim yatırımlarına girmesi ve mevcut özel okulların genişlemesi için “Özel Eğitim Kanunu” çıkarılmalıdır.

Özel öğretim kurumlarından alınan KDV oranları yüzde 1’e düşürülmeli ya da dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi devletin eğitim yükünü üstlenenlerden (eğitimden) vergi alma anlayışından vazgeçilmelidir.
Diğer ülkelerden alınan diplomaların ülkemizdeki okullarca (ilk, orta, yükseköğretim) denkliği konusundaki ülkelerarası karşılıklı sıkıntıların giderilmesi gerekmektedir.

Özel okullarda okuyan öğrencilerin okullar arası anlaşmalarla eğitimlerinin bir ya da iki yılını yurtdışında yapabileceği, denklik sorununun yaşanmayacağı işbirliği ortamları oluşturulmalıdır.

Eğitime yatırım yapan ve yapmak isteyen yabancıların ikamet ve vize ile ilgili işlemlerinde kolaylık sağlanması için çalışmalar yapılmalıdır.

Yabancı uyruklu öğretmenlerin çalışma izinleri için kolaylık getirilmelidir.

Özel öğretim kurumlarında yenilenme, AR-GE çalışmaları özendirilmeli,  bu konularda çalışma yapan özel öğretim kurumlarının desteklenmesi için teşvikler çıkarılmalıdır.

Özel okulların eğitim sistemimiz içindeki oranı AB ülkelerindeki gibi olamasa da önümüzdeki 5 yıl en az yüzde 5’lere çıkarılmalıdır.

Ferdin maddi ve manevi varlığının geliştirilmesini sağlamak, ferdin ve milletin toplumdaki refah seviyesini artırmak, yüksek gelir seviyesine ulaşmak ve sermaye birikimi sağlamak ve en önemlisi kaliteli bireyler yetiştirmek için birinci şart eğitime yatırım yapmaktır.

Devlet tarafından eğitim için yapılan harcamaların küçümsenmeyeceğini, ancak toplumdaki nüfus artışı ve ülkenin ekonomik gücü ile birlikte devletin eğitime ayırdığı bütçe oranı dikkate alındığında, özel sektörün eğitim alanına yatırım yapması ve bunun teşvik edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda da, özel okulların eğitime yaptıkları kalite ve değer katkıları yadsınamaz bir gerçektir. Öyleyse yapılacak iş bellidir.

Reklam
Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close