Haberler

Yarına kim kalacak?

Şu yaşlı dünyamıza şimdiye kadar milyarlarca insan uğramış ve sonra yoluna devam etmişlerdir.

Herkes kendine göre kalıcı bir eser bırakmaya çalışmış, kimileri çok, kimileride az, başarılı olmuşlardır.

Evler yapılmış, düğünler yapılmış, elbiseler dikilmiş ve buna benzer daha pek çok işle meşgul olunmuştur.

Peki, tüm bu faaliyetlerin amacı ne olabilir? Diye düşündüğümüz zaman karşımıza farklı farklı cevaplar çıkabilir. Bana göre bu sorunun cevabı insanların ‘’yarına kalma ve var olma’’ istekleridir. Evet, herkes yarına kalma adına bir şeylerin mücadelesini verir.

Yarına kalma ve var olma isteği insanların önemli bir hedefidir, fakat yarına kalma ve var olma isteğimizi gerçekleştirmek için acaba kendimizi ve çevremizi ne kadar yok ediyoruz veya bunun ne kadar farkındayız.

Evet, doğada bir denge vardır ve bu denge korunduğu sürece yarına kalma ihtimalimiz yüksek olacaktır. Bununla beraber yarına kalma ve var olmak için kendimizi ve çevremizi bir miktar yok etmemiz gerekebilir. Bir şair veya yazar yazdığı kitabı yayımlatabilmek için kâğıt kullanmak zorundadır. Kâğıdın ana maddesi ise ağaçlar olduğuna göre bir miktar ağaç yok olmak zorundadır fakat yazar bunun farkında olursa kitabının basımı için yok olan veya kesilen ağaç sayısı kadar yeni fidan dikerse en azından dengeyi sağlamış olur.

Ve ya sevdiğimiz birisine çiçek hediye etmek için o çiçeği bahçeden veya parktan koparıyorsak şunu bilmeliyiz ki bu çiçekleri sadece biz bir kere hediye edebiliriz. Bunun yerine o çiçekleri koparmayıp durdukları yerde sevdiğimize hediye edersek, başka insanlarında o çiçekleri hediye etmelerine imkân sağlamış oluruz hem de çiçeklerin yarına kalma ihtimalini arttırmış oluruz.

Bu arada Mayıs haziran aylarında yolda giderken yolun iki tarafını süsleyen çiçekleri siz kıymetli okuyuculara hediye etmek istiyorum.

“Önemli olan niyettir,
Çiçekleri koparmak şart değildir.”

Bir insanın yarına kalması demek yaşamını sürdürebilmesi bununda ötesinde hem kendi vücudundaki genleri, hem de oluşturduğu kültür ürünlerini geleceğe taşıyabilmesi demektir.

Günlük yaşamda görünürdeki davranışlarımızın arkasında yarına kalma isteğimizin olduğunu düşünüyorum.
Yemek yerken, yeni aldığımız arabayla veya sevdiğimiz birisiyle fotoğraf çektirirken, kavga ederken veya yaş betonların üzerine adımızı yazarken aslında ‘’ Ben vardım ve yaşadım’’ diyerek yarına kalma isteğimizi ifade etmiş oluyoruz.

Yarına kalma ihtimalimizi arttıran şey sahip olduğumuz olumlu yönlerimizdir. Kendimiz dâhil olmak üzere tüm varlığı kucaklayabilen, olayların farkında olmayı başarabilen, sürekli araştırma ruhuna sahip, tarihine bağlı, kendisi için değil başkaları için yaşamayı gaye edinen, gelişmeye açık insanların yarına kalma ve var olma ihtimalleri artar.

Var olan, gelişen, çevresiyle uzlaşan insan coşkuyla yaşar ve tüm insanlığı sevgiyle kucaklar.

 

MUSTAFA KOREL / UKRAYNA HABER

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close